Renk seçin:


Âilemizi Kur’ân’la Buluşturmak İçin Bir Teklif!

Âilemizi Kur’ân’la Buluşturmak İçin Bir Teklif!

Çocuklarımızın eğitiminde Efendimiz’in (s.a.v.) dikkati çektiği hususlardan birisi de Kur’ân eğitimidir. Toplum olarak Kur’ân eğitiminde birinci basamak olan “Kur’ân’ın arapçasının okunması” gibi bir uygulamanın içinde bulunmamız gerçeği, okumaktan amacın “anlamak ve yaşamak” olduğu hakîkatini gerçekleştirme husûsunda çalışmalar yapmamız gerektiğini biliyoruz.

Bununla ilgili “meal okuma” tavsiyeleri önemli olmakla birlikte, belirlenen amaca ulaşmada yeterli gözükmemektedir. Âilesinde meal okuma programı yürüten kişileri çevremizde araştırsak, parmakla sayılacak kadar az buluruz.

O halde ne yapalım da eşimizi, çocuklarımızı Kur’ân ve Hadis’le buluşturalım? Onlarla birlikte Kur’ân ve Hadîs’in eşsiz meyvelerini tadalım? Bu konuda bazı denemelerim oldu. Sonunda muvaffak olduğum ve verim aldığım bir uygulamayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu uygulamanın adı “Mini Sohbet”tir. İlk bakışta önemsiz gibi görünebilir. Ama atalarımız “Damlaya damlaya göl olur, akar gider sel olur” diye boşuna söylememişler.

Âile içi sohbetimizin konusu her akşam sâdece “bir âyet” veya konu devam ediyorsa “birkaç âyet” olacak. Bu on dakîkalık sohbet sâyesinde bir yıl içerisinde yaklaşık 800 âyet üzerinde tefekkür, tezekkür etmiş olacağız. Böylece yedi yıl içerisinde tüm Kur’ân’ı âilecek bitireceğiz. Ve inşallah bu süre içerisinde Efendimizin (s.a.v) haber verdiği şu zümreden olacağız: “Allah’ın evlerinden bir evde Allah’ın kitabını okumak ve aralarında müzakere etmek için toplanan kimselerin üzerine sekîne iner, onları rahmet kuşatır, melekler etraflarını sarar ve Allah onları kendi katında bulunanlara överek anlatır.”1

Bu programa müsait zamanlarda bir de aralara serpiştirilmiş meselâ Rîyâzüssâlihînden bir hadis ekleyelim. Bunun anlamı şu; çocuğumuz yedi, sekiz yaşında bizimle bu sohbete başlayıp onbeş yaşına geldiğinde Kur’ân-ı Kerim ve Hadîs-i Şerif kültürüyle yoğrulmuş bir genç oluverecek.

Bu gün toplumumuzda on beş yaşında bu seviyede kaç tane genç gösterebilirsiniz? Yapacağımız küçük çalışmanın netice olarak büyüklüğü insanı cezbediyor doğrusu. Amellerin hayırlısı az da olsa devamlı olanı değil mi?

Bu proğram sâyesinde bütün âile, âyetler etrâfında düşüncelerini söyleyebilecek. Evde rahmet ve bereket meltemi esecek. “Biz Kur’ân’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Ondan ders çıkaran, öğüt alan yok mu?” (Kamer, 17, 22, 32, 40) şeklindeki ilâhî dâvete icâbet gerçekleşecek. Kur’ân’ı tefekkür gibi büyük bir ibâdeti yerine getirilmiş olacak. Üstelik bütün bunların hepsi çok kısa bir zaman aralığında olacak.

Çocuklarımız özellikle âile içerisinde uzun sohbet yapılmasına genelde sıcak bakmazlar. Bunun için onları bıktırmadan, sevdirerek mini sohbetlerle başlamalıyız işe.

Öncelikle yapılması gereken şey bu programın önemini, yararlarını, ev gündemine taşımaktır. Âile üyelerinin görüşleri alınarak sonunda ortak bir karara varalım.

Programa öncelikle âilede herkesin bildiği “kısa sureler” ile başlamak bir kolaylık olacaktır. Bu anlamda ilk başlangıç olarak “Namazı Yaşamak” kitabı işinizi kolaylaştıracaktır. Bu kitapta âilede herkesin bildiği kısa sûrelerin nüzûl sebepleri, fazîletleri, ilgili hatıralar hikâye formatında verilmiştir. Ardından kısa bir açıklama ve en son öğrendiklerimiz bölümü ile sûre daha kolay anlaşılır hale getirilmiştir.

Ardından daha çok öğüt olmaya müsâit ve çocukların da kolay anlayacağı sûrelerden devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunlardan Lokman, Secde, Nahl, Fâtır, Mülk, Yâsîn sûreleri başta gelir.

Programı Nasıl Uygulayacağız?

– Âile üyelerini sadece 10 dakikalık mini sohbet için iknâ edelim.

– Gün içinde veya akşam müsait bir vakit belirleyelim. (Bu vakit konusu duruma göre saat olarak esnek tutulabilir, ancak ihmal edilmemelidir.)

– Seçtiğimiz bir âyetin kısaca tefsirine, ne anlatıldığına önceden bakmış olalım.

– Mümkünse önce aslî şekliyle okuyalım, sonra yüksek sesle mealini okuyalım. (Bu işi her akşam dönüşümlü yapalım.)

– Diğerleri dikkatle dinler.

– Dinleyenler âyeti okuyana konu ile ilgili sorular sorar.

– Okuyan soruları cevaplandırmaya çalışır.

– Cevap konusunda diğer üyeler de görüşlerini bildirir.

– Âyeti okuyan da gerekli görürse âile üyelerine sorular sorar, cevaplar verilir.

– Âyetten yola çıkarak neler yapmamız gerektiği üzerinde konuşulur.

– Yapmamız gerekenler ben dili ile ifâde edilir.

– En sonunda âyet ile duâ edilir.

Örnek Bir Uygulama Yapalım:

Âileden biri yüksek sesle okur:

Hani Lokmân oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a “şirk” (ortak) koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” (Lokman Suresi, 13)

Gelebilecek muhtemel sorular şudur: “şirk, ortak koşmak”, “zulüm” ne demektir.

Daha önce âyetin açıklamasına bakmış olan âile üyesi bu kavramlar hakkında bilgi verir. Şirk ve zulüm üzerinde âile üyeleri görüşlerini belirtirler.

Sonra âyetten ben dili ile öğüt çıkarılır. “Ben Allah’a ortak koşanlardan olmamalıyım. Çünkü bu kendimize yapacağımız büyük bir haksızlıktır. Ebedî saadeti kaybetmemiz demektir.” Sohbetin sonunda dua edeceği zaman eller açılır ve âileden sırası gelen muhtemelen şöyle der: “Allah’ım bizi sana ortak koşanlardan ve böylelikle kendine zulmedenlerden eyleme, bizi tevhid ehli eyle.”

Bu kısa sohbete vakit müsâitse bir de hadis eklenebilir. Konu uzamışsa zamanında bitirmeli ve diğer zamanlarda hadis okumalıdır. Görüldüğü üzere böyle bir uygulama 5 ile 10 dakika arasında bir zaman aralığı gerektirmektedir. Âile üyelerinin hiçbir mazereti bu uygulamayı yapmaya engel teşkil etmeyeceği için kolaylıkla uygulanabilecektir. Böylece Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîf ile buluşma hayallerimiz kolaylıkla gerçeğe dönüşür.

Dipnot: 1) Ebû Davud, “Vitr”, 14; Tirmizî, “Kur’ân”, 10

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ