Renk seçin:


Amel Edilmeyen İlim

Amel Edilmeyen İlim

“Allah, kendilerine kitap verilenlerden, onu insanlara mutlaka açıklamaları ve gizlememeleri konusunda kesin söz almıştı. Fakat onlar bu sözü kulaklarının arkasına attılar ve kitabı az bir dünyalığa sattılar. Ne kötü bir alışveriş yaptılar.” (AI-i İmran 187)

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

– “Kıyamet gününde azabı en şiddetli olan kimse, Allah’ın kendisini, ilminden faydalandırmadığı kimsedir.” (Taberânî)

Alimin azabının fazla olması, onun kötülükleri ve günahları bilerek işlemesinden dolayıdır. Allah-u Zülcelâl ona ilim nasip ettiği halde bununla amel etmemesinden dolayıdır.

Hz. İsa aleyhisselam şöyle demiştir:

– “İlim öğrenip bu ilmi ile amel yapmayan kimseler, gizli olarak zina yapıp daha sonra hamile olduğunda zina yaptığı ortaya çıkan ve bundan utanç duyan kadın gibidir. İlmiyle amel etmeyen kimseler, kıyamet gününde bütün insanlara teşhir edildikleri zaman, aynı zina yapan bu kadın gibi utanç duyacaklardır.”

Bir âlim, dünyayı ahirete tercih ettiği takdirde, ilk cezası, kalbinin ölmesi ve Allah-u Zülcelâl’e ibadetinden lezzet alamamasıdır.

Dünya ve ahiret birbirine kuma gibidir, onlardan birini razı edince diğeri darılır. Onlar terazi kefeleri gibidir. Birisini doldurunca diğeri hafiflesin Onlar doğu ve batı cihetleri gibidirler, birine doğru gidince diğeri uzaklaşır. Bunu bildiği halde ilmi ile amel etmeyip dünyayı ahirete tercih eden kimse, şeytana esir olmuştur.

Bir hikmet ehli, dostuna şöyle yazmıştır: “Sana ilim verilmiştir. İlminin nurunu günahlarının karanlığıyla söndürme. Aksi takdirde, kıyamet günü ilim ehli, ilimlerinin ışığında yürürken sen karanlıkta kalırsın.”

İlmiyle amel etmeyen âlim, elinin altındaki ilacı kullanmayan hasta ve önündeki yemeği yemeyen aç insan gibidir. İnsan, ilmi ile amel etmedikçe âlim olamaz. Nitekim Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

“Kendilerine kitap yükletilen, sonra onu taşıyamayanların durumu; koca koca kitaplar taşıyan merkebin durumu gibidir.” (Cuma; 5)

Hiç kimse ben âlim değilim dememelidir. Mesela, namazın, orucun farz olduğunu, güzel ahlakın gerekli olduğunu bilen kimse, bu konuda âlimdir. Bütün bunlara bakarak, insanların kurtuluş çaresi; ilim öğrenmek, öğrendiği ilimle amel yapmak ve sonra da müslüman kardeşlerine öğretmektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ