Renk seçin:


Beşeri sistemler ve Hak Din İslam

Beşeri sistemler ve Hak Din İslam

Komünizm, kapitalizm ve liberalizm gibi beşeri sistemler, şu anda dünya üzerinde etkili olan sistemler. Dinimiz İslam, bu sistemlere karşı nasıl bir sistem ortaya koyuyor? İnsan ve toplumların idaresinde İslam’ın dünya görüşü nasıldır?

Beşeri sistemler hiçbir zaman insanın ruhunu tatmin etmedi, edemedi.

Komünizm ve sosyalizm ortaya çıktı. Bunlar ‘servet toplumudur.’ dediler.

Fakat onlarda, zenginlerin yerini toplum adına hareket ettiğini söyleyen ‘’elit’’ dedikleri bir grup aldı. Yani ‘servet toplumundur’ dediler; lakin servet toplumun değil ‘partililer’in oldu. Partililer kendi inisiyatiflerine göre hareket ettiler. Kimsenin bir şeyi yokken onlar servet sahibi oldular. Halkı istismar ettiler. Halk fakir düştü. Fakat kendilerine vapur, tren vs. ne varsa hepsi bedava oldu.

Komünizm, güya herkes müsavi/eşit olacak, bu şekilde toplumda adalet, denge, huzur olacak iddiasıyla ortaya çıktı. Fakat çalışanla çalışmayana aynı imkan verildi. Bu da istidatları dumura uğrattı.

Mesela bir yarışta, hızlı koşan birinci olur. Fakat birinciye de sonuncuya da aynı imkanlar sunulursa, hızlı koşabilecek olan da yavaşlar. Bu da terakkiyi durdurur.

Komünizm; insan realitesine ters, fıtrata aykırı olan bu tutumu sebebiyle, ancak partililerin faydalandığı bir istismar sistemi oldu…

Komünizmin bu zülüm be haksızlığına karşı ‘kapitalizm’ yaldızlı bir ifade ile ortaya çıktı; ‘Servet, ferdindir.’ dedi. Lakin bütün servet, tröstler ve kartellerin elinde toplandı. Zengin daha zengin oldu. Halk, idareci sınıfa ve burjuvaya düşman oldu. Dramlar yaşandı.

Liberalizm, ‘Serbestiyet insanlık yarışacak’ dedi. Sermayeyi kimse engellemesin; ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!’ dedi. ‘Nasıl kazanırsan kazan!’ dediler.

Güya rekabet neticesinde daha kaliteli mal çıkacak, imalat ucuzlayacak, fiyatlar düşecek, bundan herkes kazanacaktı. Fakat tersi oldu. Karteller ve tröstler anlaşarak fiyatları kendi aralarında belirledi. Mesela bir kalemi hangi fabrikalar yapıyorsa, toplandılar; 10 kuruşluk bir malı kendi değerinin çok çok üzerine fahiş bir fiyatla piyasaya sürdüler. Yeni bir istismar yolu açıldı. Enflasyonu körükleyen faizle, yoksulun iyice beli büküldü.

Yan, ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!’in manası ‘Altta kalanın canı çıksın!’ acımasızlığı oldu.

Merhamet ve paylaşma olmadığı için, uçurumlar, krizler ve sosyal patlamalar meydana geldi. Yarış, sadece güçlülerin zayıfları ezme yarışı oldu.

Bütün sistemler, kandırmaca ile kendilerini sergilediler. Kapitalist ve komünistler, aslında mülk üzerinde, onun asıl sahibi olan Cenab-ı Hakk’ın hükmünü kaldırma noktasında birleştiler. Aslında birbirlerinin aynısı idiler. Yani materyalist/maddeci ve münkir…

Komünizm ile kapitalizm, sadece eşyanın kime ait olduğu üzerinde ihtilaf etti. Komünistler dedi ki ‘mülk toplumun olsun’; kapitalistler de ‘yok, mülk fertlerin olsun’ dedi.

Halbuki İslam ise; ‘’Servet ne toplumun ne de fertleridir; mülk, Allah’ındır.’’ dedi. Mülkün tasarrufunda ilahi iradenin hükmünün geçerli olduğunu bildirdi.

İslam, bütün mülklerin –bugünkü yaygın tabiriyle bir nevi ‘devre mülk’ olduğunu telkin etti. Kula da, o mülkün muayyen bir süreliğine emanet edilmiş olduğunu idrakini verdi. Yani insan, mülkün gerçek sahibi değil, ancak belli bir süreliğine onun üzerinde tasarrufta bulunan bir memur mevkiindedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ