Renk seçin:


İbretli Kıssalar

18 Aralık 2016 - 0 yorum
Padişahlardan biri acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, gemi yolculuğunun zahmetini tatmamıştı. Bağırıp çağırmaya başladı, korkusundan titriyordu. Ağıdını dindirmek için ne kadar uğraştılarsa boşa gitti. Kölenin bu hali padişahın da keyfini kaçırdı. Gemide bulunanların hiçbiri onu...
17 Aralık 2016 - 0 yorum
Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. 'Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?' diyerek, Allah'ın lütfuna hayran oldu. Derken bir arslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti....
16 Aralık 2016 - 0 yorum
Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin...
15 Aralık 2016 - 0 yorum
Bir adam, karısı ve yaşlı babası... Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır. Bir gün kocasına: – Bey… bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal, ya da al babanı al da nereye götürürsen götür. Biz beraber kalalım. Yoksa...
14 Aralık 2016 - 0 yorum
Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh’e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. Kadı Şüreyh, o gence Müslümanın evinin cennet olduğunu ve Hazreti Resûlüllah’ın böyle...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Dervişin biri,uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır.Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek,yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar.Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını,evlerinin küçük olduğunu söyler ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini tavsiye ederler. Derviş yola...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Serçe Allah’a küsmüştü. Günler geçiyordu ve serçe hiçbir şey söylemiyordu. İçine kapanmış derin bir hüzne boğulmuştu. Artık Rabbine bir şey demiyor ve onunla konuşmuyordu! Melekler merakla Allah’a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere “o gelecek” diye cevap veriyordu. “Çünkü onun sesini duyacak tek kulak...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Bir kadın evinden çıktı, evinin önünde beyaz, uzun sakalları olan 3 yaşlı adam gördü. Onlara: – Sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız, lütfen evime buyurun ve birşeyler yiyin, dedi. – Kocanız evde mi?, diye sordular. – Hayır, dedi kadın:”Dışarıda.” – O zaman giremeyiz, dediler. Akşam kocası...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirleriyle konuşacak Cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Günlerden Cuma… Fatih Sultan Mehmed Han, Cuma Namazı kıldırarak hâkimiyetini ilân edecek. Tekbir alıyor. Bütün ordu arkasında! Herkes ulvî bir sesle tekbir alıp, ellerini bağlıyor. Sultan Mehmed, birden selâm veriyor. Sonra bir daha tekbir alıyor. 300 bin kişi bir daha tekbir alıyor! Sultan, sonra yine selâm veriyor;...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar’ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat’a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi. Ama...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali (k.v.)’ye bir gün şu suali sormuşlar: – “Ya Ali! Allah’ı sever misin?” – “Şuphesiz Ya Resullallah!” – “Beni sever misin?” – “Severim.” – “Fatıma’yı sever misin?” – “Severim.” – “Hasan ve Hüseyin’i sever misin?” – “Severim.” – “Kalp bir ; muhabbet beş… Bu beş...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; “Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?” dedi. Sonra kendi kendine; “Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Cuma günü, sıcak bir öğleden sonrası yaşanırken son ders saati gelmişti. Sabırsız öğrenciler okuldan bir an önce çıkabilmek için yerlerinde kıpırdanıyorlardı. Yaşlı öğretmen tahtaya çıkmış her zamanki merhameti ve sabrıyla ders anlatıyordu. Öğretme ateşiyle pırıl pırıl olan gözlerini sınıfta dolaştırırken birden...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Hz. İsa (a.s.) gezilerinden birinde yüksek bir dağın tepesine çıkar. Dağın tepesinde yüksek kayalar, yeşil çimenlikler ve buz gibi suyu olan çeşitli büyüklükte göller vardır. Hz. İsa (a.s.) bu gönül ferahlatıcı manzara ortasında hayran hayran dolaşırken gözüne süt gibi ak ulu...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti. Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu. Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyumuş. – “Oğlumun hasretine dayanamıyorum! Pek özledim, ne...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Günlerden bir gün evimin temizliğini yaparken küçücük çocuğum geldi camdan yapılan şaheser bir parçayı düşürerek kırdı. Öyle sinirlendim ki hiçte o kadar sinirlenmemiştim çünkü o benim en sevdiğim annemin değerli hediyesiydi. Gözüm gibi bakardım. O anda sinirden ağzımdan (Rabbim üzerine duvar...
12 Aralık 2016 - 0 yorum
Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip: – Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün...