Renk seçin:


Tasavvuf

14 Ekim 2017 - 0 yorum
Hz.Ali'ye (r.a) dediler ki dualarımız neden kabul olmuyor? Buyurdu ki: Kalplerinizi şu on şey öldürdü o yüzden: -Allahı bildiniz ama hakkını yerine getirmediniz. -Peygamberi sevdiniz ama yolundan gitmediniz. -Kuranı okudunuz ama ona uymadınız. -Allahın nimetini yediniz ama şükür etmediniz. -Şeytan size düşmandır bildiniz ama ona uydunuz. -Cennet haktır...
6 Eylül 2017 - 0 yorum
En başta şeytan var. Açık seçik, kesin bir düşman şeytan! “Nerede bu düşman ki yakalayalım, canına okuyalım, yok edelim bu düşmanı?“ Bu şeytan açık bir düşman ama görünüşü açık degil. Düşmanlığı açık bir düşman... Gözden gizli, insanın aklında, fikrinde, içinde, insana yanlış...
4 Eylül 2017 - 0 yorum
Tasavvufun temeli Kur’ân ve sünnettir. Çünkü Kur’ân ilâhî emirlerin yazılı bir metni, Peygamber (s.a.v) de onun uygulayıcı bir modelidir. Bu yüzden tasavvuf ehli, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı uygulaması demek olan sünnetine büyük önem vermişlerdir. Özellikle ilk tasavvuf klasiği sayılan Ebu Nasr...
17 Ağustos 2017 - 0 yorum
Muhabbetullah (Allah sevgisi), Allah’tan gayrısını unutmaktır. Vücudun bütün cüzlerinin, O’nun olduğunu bilmektir. Sevgi, hayranlık duyan kalpte daimdir. Allah sevgisi ne ihsanla artar, ne eziyetle eksilir. Muhabbet, Allah'ı bulmaktır ve O’ndan gayrı her sevgiyi kalben atmaktır. Sevgi, Allah’ın sıfatlarında, kendi sıfatlarını, rızasında hayatını...
20 Temmuz 2017 - 0 yorum
Kalbin huzurunu bozan manevi hastalıklardan birisi de, ğurur yani Allah’ın rahmetine güvenerek aldanmaktır. Mü’minlerin asi olanları: “Allah kerimdir, O’nun affı çoktur.” gibi sözlere bel bağlayıp salih amelleri terketmek suretiyle aldanırlar. Bu kimselerin aldanmalarının bir sebebi de, atalarının durumlarına güvenmeleridir. Halbuki...
18 Temmuz 2017 - 0 yorum
Hz. Ali (kerremallâhü vecheh), bir A‘râbî’nin acele “estağfirullâh ve etûbü ileyh” dediğini işitti. Ona: “Ey adam, istiğfâr ederken sür‘atle, acele ederek sadece diliyle söylemek yalancıların tevbesidir. Senin tevbenden de tevbe etmeye ihtiyâcın vardır” dedi. A‘râbî: “Tevbe nedir?” diye sordu. Şöyle buyurdular: Tevbe etmek...
4 Temmuz 2017 - 0 yorum
Birçok dua ettik hayır mı şer mi bilmeden... Üstüne üstlük onlarca hayal kurduk. Bazen bir ezginin tam ortasında, bazense özlemini duyduğumuz bakışlarda, aslında hep biraz fazlasını istedik, elimizdekilerin kıymetini bilmek yerine daha iyisini sandığımız yeni şeyleri keşfetmek istedik sürekli... Zengin olmak istedik,...
2 Temmuz 2017 - 0 yorum
Sünnet bütün hayatımızı kuşatan bir rehberdir. Bireysel mükellefiyetlerimizden toplumsal ilişkilerimize kadar her adımımız, her fiilimiz Sünnet'in ilgi ve belirleyicilik alanı içindedir. Zira Efendimiz (sav) ’in hayatı, sünneti ve sireti bütünüyle Kur’an’ın canlı bir tefsiridir. O’nun her sözü, her davranışı bizim...
30 Haziran 2017 - 0 yorum
Halk arasında bulunan ve sürekli onlarla birlik olan kimse, onlardan gördüklerini ve onların yapageldikleri şeyleri farkında olmaksızın kendisi de yapmaya başlar, o da tıpkı onlara benzer. Çünkü bu, insan içinde gizli bir hastalık, mikrop gibidir. Bu mikrobun ne zaman ortaya...
27 Haziran 2017 - 0 yorum
Bâtıla dalmak, günahlar hakkında konuşmak demektir. Kadınların, içki meclislerinin, fâsıkların makamlarının, zenginlerin refahının, padişahların diktatörlüğünün, çirkin merasimlerinin ve çirkin durumlarının hikayesi gibi... Çünkü bunların tümü, kendisine dalmanın helâl olmadığı konulardır ve bunları anlatmak haramdır. Seni ilgilendirmeyen konuda konuşmak veya seni...
9 Haziran 2017 - 0 yorum
Balkondan dışarıyı seyrediyordum, karşı apartmanın kapısında bir bayan bir kediyi seyrediyordu. İlk defa gördüğüm bu bayan bizim mahalleden değildi sanırım. Kediyi derin bakışlarla seyrettikten sonra gitti, az sonra elinde bir süt şişesi ve bir paket hazır mamayla geri geldi. Bir...
16 Mayıs 2017 - 0 yorum
İnsan, bir yandan akıl sahibi olduğu gibi, bir yandan da çeşitli his ve arzuların tesiri altında olan bir varlıktır. Bu sebeple çoğu zaman doğruyu yanlışı bildiği halde nefsine tam hakim olamaz, yanlış veya eksikler yapar. Bu durum, hem Allah-u Zülcelâl’in takdiri...
16 Mayıs 2017 - 0 yorum
Ashab-ı kiramın alimlerinden Abdullah ibni Mes'ud radıyallahu anh buyurmuştur ki: “Olan bir şeye ‘Keşke olmasaydı’ veya olmayan bir şeye ‘Keşke olsaydı’ demektense ateş yemeği tercih ederim.” Hoşumuza gitmeyen bir hal sebebiyle “Keşke olmasaydı,” demek o durumu değiştirmez, onun verdiği üzüntüyü de gidermez....
16 Mayıs 2017 - 0 yorum
Hz. Âişe radıyallahu anh annemiz anlatıyor: Bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme: - Ey Allah'ın Rasûlü, dedim, arkadaşlarımdan her birisinin bir künyesi var. (benim yok) Künye, bir erkek veya kadının ilk çocuğunun ismiyle birlikte filancanın annesi veya babası diye anılmasıdır. Mesela Ebu...
14 Mayıs 2017 - 0 yorum
İnsanı güzelleştirip değerli yapan ve diğer canlılardan ayıran özelliklerin başında, konuşma yeteneği, yani dili gelmektedir. Dilin hayır ve şer olmak üzere, iki yönü vardır. Hayır olan yönü, Allah-u Zülcelâl’in rızasına doğru bir rehber gibi yol göstermesidir. Şer yönü ise bu...
12 Mayıs 2017 - 0 yorum
Vaktiyle bir dergahta hizmet eden müridlerden biri, mürşidine dedi ki ; "Efendim zat-ı âlinize elimden geldiği kadar hizmet etmeye, gayret ediyorum. Fakat dergahtaki bazı kardeşlerimizin davranış ve sözleri bizleri çok rahatsız ediyor. Bu sebeble dergahtan ayrılmayı düşünüyor, dışarda hizmete devam etmek...
23 Nisan 2017 - 0 yorum
İnsan-ı kâmil ve insan-ı nakıs Tasavvufî eğitimin (seyr u sülûk) nihaî hedefi ve gayesi insan-ı kamil, yani olgun ve ahlaklı  bir insan yetiştirmektir. ‘İnsan-ı Kamil’in zıddı, ‘İnsan-ı Nakıs’ yani; eksik, ham, ahlakî kusurları ve zaafları bulunan insan demektir. Dört yaşındaki bir çocuk,...
21 Nisan 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelal Peygamberlerden birisine şöyle vahyetmiştir: “Gerçekten benim bazı kullarım var ki onlar beni sever, ben de onları severim. Onlar bana kavuşmayı özler, ben de onlara kavuşmayı arzularım. Onlar beni zikreder, ben de onları zikrederim. Onlar bana nazar eder, ben...