Renk seçin:


Tasavvuf

12 Mayıs 2017 - 0 yorum
Vaktiyle bir dergahta hizmet eden müridlerden biri, mürşidine dedi ki ; "Efendim zat-ı âlinize elimden geldiği kadar hizmet etmeye, gayret ediyorum. Fakat dergahtaki bazı kardeşlerimizin davranış ve sözleri bizleri çok rahatsız ediyor. Bu sebeble dergahtan ayrılmayı düşünüyor, dışarda hizmete devam etmek...
23 Nisan 2017 - 0 yorum
İnsan-ı kâmil ve insan-ı nakıs Tasavvufî eğitimin (seyr u sülûk) nihaî hedefi ve gayesi insan-ı kamil, yani olgun ve ahlaklı  bir insan yetiştirmektir. ‘İnsan-ı Kamil’in zıddı, ‘İnsan-ı Nakıs’ yani; eksik, ham, ahlakî kusurları ve zaafları bulunan insan demektir. Dört yaşındaki bir çocuk,...
21 Nisan 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelal Peygamberlerden birisine şöyle vahyetmiştir: “Gerçekten benim bazı kullarım var ki onlar beni sever, ben de onları severim. Onlar bana kavuşmayı özler, ben de onlara kavuşmayı arzularım. Onlar beni zikreder, ben de onları zikrederim. Onlar bana nazar eder, ben...
21 Nisan 2017 - 0 yorum
Müminleri bizzat âlemlerin Rabbi kardeş ilân etti. Kardeşler nasıl birlik-dirlik içinde olacaklarsa biz de öyle olacağız. Aramızı bozan, bizi ayrılığa gayrılığa götüren fitne tuzaklarına düşmeyeceğiz. Ama nasıl? Uzun tartışmalara, teorik izahlara çok ihtiyaç yok aslında. Allah Resülü (s.a.v), çok basit ve...
15 Mart 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede, Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellemi güzel ahlakı nedeniyle övmüş ve şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz sen yüksek (güzel) bir ahlak üzeresin.” (Kalem; 4) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem de kendisinin Peygamber olarak gönderiliş nedenini açıklarken şöyle buyurmuştur:...
8 Mart 2017 - 0 yorum
İyilikle kötülük bir değildir. O halde, kötülüğü en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur. Bu olgunluğa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak hayırdan büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur. Eğer, şeytandan...
8 Mart 2017 - 0 yorum
“Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.” (Nisa; 1) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teâlâ buyurur ki akrabalığı gözeteni ben de gözetirim, onu koparanı ben de koparırım.” (Muttefekun...
8 Mart 2017 - 0 yorum
(daha&helliip;)
2 Mart 2017 - 0 yorum
Takva aslında Allah korkusundan ibarettir. Allah-u Teala’dan korkarak yasakları terk etmektir. O halde o korku nedir?  Cenab-ı Hakk’tan ne şekilden korkulur? Allah korkusu neyden meydana gelir? Ümit ne demektir?  Şimdi bunları biraz etraflıca düşünelim: Mutlak anlamda korku, ’’İstenilmeyen bir şeyin gelecekte...
2 Mart 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl bazı ayet-i kerimelerde şöyle buyurmaktadır: “Sizden; hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü engelleyen bir topluluk bulunsun. İşte, onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Al-i İmran; 104) “İsrail oğullarından inkâr edenler, Davud’un ve Meryemoğlu İsa’nın diliyle lanetlendiler. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi....
28 Şubat 2017 - 0 yorum
Kıyameti ve cehennem azabını düşünmek, kişiyi ibadete ve taate götürür. Tefekkür etmemek ise günahlara götürür. Tefekkür, müminin en önemli sıfatlarından birisi ve bütün hayırların başı ve anahtarıdır. Tefekkür, düşünmek demektir. Ahirete en sağlam imanı götürenler, dünyada çok tefekküre dalanlardır. İbrahim bin...
28 Şubat 2017 - 0 yorum
Tevekkül dört kısımdır: 1- Yaratılmışlara tevekkül: Yaratılmışlara yani insanlara tevekkül eden; “Filan kimse hayatta olduğu sürece, benim için endişe edilecek bir şey yok” der. Bu tevekkül, insanı yarı yolda bırakır. 2- Mala tevekkül: Mala tevekkel eden; “Malım olduğu sürece, hiçbir şey bana...
28 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’e tevekkül, İslâm dininin en güzel ve en büyük kapılarından birisidir ve gerçek müminlerin bir makamıdır. Allah-u Zülcelâl, Davud aleyhisselâma şunu vahyetmiştir: “Ey Davud! Kulum bana tevekkül ederse bu haldeyken, bütün sebepler toplu halde onun aleyhinde işleseler, ben (mutlaka) ona bunların...
26 Şubat 2017 - 0 yorum
İnsanı Allah-u Zülcelâl’e yaklaştıran şey ümittir. İnsan, ne olursa olsun Allah-u Zülcelâl’in rahmetinden ümidini kesmemeli, daima hata ve günahlarından tevbe edip Allah-u Zülcelâl’in emir ve nehiylerine uyarak, kendisini O’nun rahmetine müstahak etmeye gayret göstermelidir. Zira O’nun rahmeti çok geniştir. Hz. Ali...
23 Şubat 2017 - 0 yorum
Mümin olan şahıs, bütün âzâları ile Allah’tan korkar. Allah-u Zülcelâl’den korkmanın alameti, şu yedi şeyle belli olur: 1- Dilde: Mümin olan kimse, dilini yalan söylemekten, gıybet ve iftira etmekten, koğuculuk yapmaktan ve fuzuli olan konuşmalardan muhafaza eder. Dilini daima Allah’ın zikri...
22 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: “Ey akıl sahipleri! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide; 100) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: - “Allah korkusu, akıl ve hikmetin başıdır.” (Beyhaki) Şiblî rahimehullah, bu hadis-i şerifi; “Allah korkusu, insana (olup bitenlerden)...
22 Şubat 2017 - 0 yorum
Bir kimse, başına bir bela veya musibet geldiği zaman unutmamalıdır ki; 1 - Her bela ve musibetin daha büyüğü vardır. Çünkü Allah-u Zülcelâl’in takdiri sonsuzdur. Bu bela ve musibeti kat kat arttırmasına hiç kimse engel olamaz. Onun için bu bela ve...
21 Şubat 2017 - 0 yorum
1- Gözün şükrü; Kur’an okumak, ilim okumak, haramlardan sakınmaktır. 2- Kulağın şükrü; hayırlı sözleri işitmek, zararlı sözlerden muhafaza olmaktır. Onun için denilmiştir ki; “Gözlerin şükrü, ar- kadaşında gördüğün kusuru örtmek, kulakların şükrü, arkadaşın hakkında duyduğun kusur ve ayıpları gizlemektir.” 3- Ellerin şükrü; hayır işlemektir. İnsan daima...