Renk seçin:


Tasavvuf

28 Şubat 2017 - 0 yorum
Tevekkül dört kısımdır: 1- Yaratılmışlara tevekkül: Yaratılmışlara yani insanlara tevekkül eden; “Filan kimse hayatta olduğu sürece, benim için endişe edilecek bir şey yok” der. Bu tevekkül, insanı yarı yolda bırakır. 2- Mala tevekkül: Mala tevekkel eden; “Malım olduğu sürece, hiçbir şey bana...
28 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’e tevekkül, İslâm dininin en güzel ve en büyük kapılarından birisidir ve gerçek müminlerin bir makamıdır. Allah-u Zülcelâl, Davud aleyhisselâma şunu vahyetmiştir: “Ey Davud! Kulum bana tevekkül ederse bu haldeyken, bütün sebepler toplu halde onun aleyhinde işleseler, ben (mutlaka) ona bunların...
26 Şubat 2017 - 0 yorum
İnsanı Allah-u Zülcelâl’e yaklaştıran şey ümittir. İnsan, ne olursa olsun Allah-u Zülcelâl’in rahmetinden ümidini kesmemeli, daima hata ve günahlarından tevbe edip Allah-u Zülcelâl’in emir ve nehiylerine uyarak, kendisini O’nun rahmetine müstahak etmeye gayret göstermelidir. Zira O’nun rahmeti çok geniştir. Hz. Ali...
23 Şubat 2017 - 0 yorum
Mümin olan şahıs, bütün âzâları ile Allah’tan korkar. Allah-u Zülcelâl’den korkmanın alameti, şu yedi şeyle belli olur: 1- Dilde: Mümin olan kimse, dilini yalan söylemekten, gıybet ve iftira etmekten, koğuculuk yapmaktan ve fuzuli olan konuşmalardan muhafaza eder. Dilini daima Allah’ın zikri...
22 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: “Ey akıl sahipleri! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide; 100) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: - “Allah korkusu, akıl ve hikmetin başıdır.” (Beyhaki) Şiblî rahimehullah, bu hadis-i şerifi; “Allah korkusu, insana (olup bitenlerden)...
22 Şubat 2017 - 0 yorum
Bir kimse, başına bir bela veya musibet geldiği zaman unutmamalıdır ki; 1 - Her bela ve musibetin daha büyüğü vardır. Çünkü Allah-u Zülcelâl’in takdiri sonsuzdur. Bu bela ve musibeti kat kat arttırmasına hiç kimse engel olamaz. Onun için bu bela ve...
21 Şubat 2017 - 0 yorum
1- Gözün şükrü; Kur’an okumak, ilim okumak, haramlardan sakınmaktır. 2- Kulağın şükrü; hayırlı sözleri işitmek, zararlı sözlerden muhafaza olmaktır. Onun için denilmiştir ki; “Gözlerin şükrü, ar- kadaşında gördüğün kusuru örtmek, kulakların şükrü, arkadaşın hakkında duyduğun kusur ve ayıpları gizlemektir.” 3- Ellerin şükrü; hayır işlemektir. İnsan daima...
20 Şubat 2017 - 0 yorum
Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe;119) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: “İyi insanla, kötü insanın yanında oturanların hali, misk satanla, demirci körüğü çekenin yanlarında oturanın hali gibidir. Miskçinin yanında oturursan ya sana misk verir veya satın...
20 Şubat 2017 - 0 yorum
Bir Abid; vardı geceleri Allah-u Zülcelâl’e ibadet eder, gündüzleri de seyyar satıcılıkla uğraşırdı. Daimi olarak da, nefsine şöyle derdi: – “Ey Nefsim! Allah’tan kork!” Bir gün yine malını satmak için, evinden çıktı. Şehrin yöneticisinin kapısının önüne geldiği zaman, sesini yöneticinin karısı duydu....
18 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’e kavuşma ve O’nun rızasına giden cennet yolunda yürüyebilmenin çaresi, nefse muhalefet etmektir. Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede; “Kim, Rabbinin azametinden korkup nefsini heva ve hevese uymaktan menederse; Onların varacağı yer cennettir.” (Naziat; 40-41) buyurmuştur. Daima nefsin peşinden gitmek, boş konuşmalar...
18 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl buyuruyor ki; “Her kim zerre kadar, bir şer (kötülük) işlemişse, onu görecektir.” (Zilzal; 8) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: - “Suyun buzu erittiği gibi, güzel ahlak da günahları eritir (yok eder). Kötü ahlak da, sirkenin balı bozduğu...
18 Şubat 2017 - 0 yorum
“Allah, kendilerine kitap verilenlerden, onu insanlara mutlaka açıklamaları ve gizlememeleri konusunda kesin söz almıştı. Fakat onlar bu sözü kulaklarının arkasına attılar ve kitabı az bir dünyalığa sattılar. Ne kötü bir alışveriş yaptılar.” (AI-i İmran 187) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle...
17 Şubat 2017 - 0 yorum
Mü’minlerin birbirlerini sevmeleri İslam dininde çok büyük bir öneme sahiptir. Bu durum Allah-u Zülcelâl’in yanında çok makbuldür. Mü’minlerin birbirlerini sevmeleri ve birbirlerine kenetlenmelerini Allah-u Zülcelâl çok sevmektedir. Dolayısıyla Allah-u Zülcelâl’in rızası için birbirimizi sevmemiz gerekir. Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Kuran ve Sünnet terimi olarak gaflet, Allah-u Zülcelâl’i unutmak, dünya telaşı ve meşguliyeti içinde ebedî âlemi, ahireti hatıra getirmemek, madde ve dünya malı içerisinde, nefsî ve şehevi arzular peşinde koşarak manen eriyip gitmektir. İşlenen her günah, her haram, her kötülük, Peygamberimizin...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’in rızasını arayan kimsenin görevi, nefsini terbiye etmek suretiyle ıslah etmeye çalışmaktır. Bazı müslümanlar: “Allah-u Zülcelâl Ğafur’ur Rahimdir, nasıl olsa bizi af eder.” diyerek aldanırlar ve görevlerini yerine getirmezler. Oysa Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede; “Ölüm gelinceye kadar Rabbine...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Nefis, düşmanların en tehlikeli ve zararlısı, tedavisi çok zor olan ve insanı Allah-u Zülcelâl’in rızasına giden cennet yolundan ayıran bir düşmandır. İnsan ancak nefsini bilir, onun hile ve tuzaklarını öğrenirse, Allah-u Zülcelâl’in kudret ve azametini idrak edebilir, emir ve nehiylerini yerine...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Tevbe, lügatte 'geri dönme’ manasına gelir. Diğer bir manası ise günahlardan pişman olmak ve bir daha günahlara dönmeme azmi olarak belirtilmiştir. Tevbe, Allah-u Zülcelâl’in kullarına açmış olduğu çok büyük bir merhamet kapısıdır. İnsanın pişmanlık duyarak samimi bir şekilde yaptığı bir tevbe...
11 Şubat 2017 - 0 yorum
Bütün İslam âlimleri, Allah’ı ve O’nun resulünü sevmenin farz olduğunda ittifak etmişlerdir. İbadet muhabbete bağlı olduğu için, Önce Allah’a sevgi duymak, sonra da o sevgi ile ibadet yapmamız gerekmektedir. Allah-u Zülcelâl’i sevmenin varlığına şu ayet-i kerimeler delalet etmektedir: “Allah onları, onlar da...