Renk seçin:


Tasavvuf

20 Şubat 2017 - 0 yorum
Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe;119) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: “İyi insanla, kötü insanın yanında oturanların hali, misk satanla, demirci körüğü çekenin yanlarında oturanın hali gibidir. Miskçinin yanında oturursan ya sana misk verir veya satın...
20 Şubat 2017 - 0 yorum
Bir Abid; vardı geceleri Allah-u Zülcelâl’e ibadet eder, gündüzleri de seyyar satıcılıkla uğraşırdı. Daimi olarak da, nefsine şöyle derdi: – “Ey Nefsim! Allah’tan kork!” Bir gün yine malını satmak için, evinden çıktı. Şehrin yöneticisinin kapısının önüne geldiği zaman, sesini yöneticinin karısı duydu....
18 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’e kavuşma ve O’nun rızasına giden cennet yolunda yürüyebilmenin çaresi, nefse muhalefet etmektir. Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede; “Kim, Rabbinin azametinden korkup nefsini heva ve hevese uymaktan menederse; Onların varacağı yer cennettir.” (Naziat; 40-41) buyurmuştur. Daima nefsin peşinden gitmek, boş konuşmalar...
18 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl buyuruyor ki; “Her kim zerre kadar, bir şer (kötülük) işlemişse, onu görecektir.” (Zilzal; 8) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: - “Suyun buzu erittiği gibi, güzel ahlak da günahları eritir (yok eder). Kötü ahlak da, sirkenin balı bozduğu...
18 Şubat 2017 - 0 yorum
“Allah, kendilerine kitap verilenlerden, onu insanlara mutlaka açıklamaları ve gizlememeleri konusunda kesin söz almıştı. Fakat onlar bu sözü kulaklarının arkasına attılar ve kitabı az bir dünyalığa sattılar. Ne kötü bir alışveriş yaptılar.” (AI-i İmran 187) Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle...
17 Şubat 2017 - 0 yorum
Mü’minlerin birbirlerini sevmeleri İslam dininde çok büyük bir öneme sahiptir. Bu durum Allah-u Zülcelâl’in yanında çok makbuldür. Mü’minlerin birbirlerini sevmeleri ve birbirlerine kenetlenmelerini Allah-u Zülcelâl çok sevmektedir. Dolayısıyla Allah-u Zülcelâl’in rızası için birbirimizi sevmemiz gerekir. Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Kuran ve Sünnet terimi olarak gaflet, Allah-u Zülcelâl’i unutmak, dünya telaşı ve meşguliyeti içinde ebedî âlemi, ahireti hatıra getirmemek, madde ve dünya malı içerisinde, nefsî ve şehevi arzular peşinde koşarak manen eriyip gitmektir. İşlenen her günah, her haram, her kötülük, Peygamberimizin...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl’in rızasını arayan kimsenin görevi, nefsini terbiye etmek suretiyle ıslah etmeye çalışmaktır. Bazı müslümanlar: “Allah-u Zülcelâl Ğafur’ur Rahimdir, nasıl olsa bizi af eder.” diyerek aldanırlar ve görevlerini yerine getirmezler. Oysa Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede; “Ölüm gelinceye kadar Rabbine...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Nefis, düşmanların en tehlikeli ve zararlısı, tedavisi çok zor olan ve insanı Allah-u Zülcelâl’in rızasına giden cennet yolundan ayıran bir düşmandır. İnsan ancak nefsini bilir, onun hile ve tuzaklarını öğrenirse, Allah-u Zülcelâl’in kudret ve azametini idrak edebilir, emir ve nehiylerini yerine...
14 Şubat 2017 - 0 yorum
Tevbe, lügatte 'geri dönme’ manasına gelir. Diğer bir manası ise günahlardan pişman olmak ve bir daha günahlara dönmeme azmi olarak belirtilmiştir. Tevbe, Allah-u Zülcelâl’in kullarına açmış olduğu çok büyük bir merhamet kapısıdır. İnsanın pişmanlık duyarak samimi bir şekilde yaptığı bir tevbe...
11 Şubat 2017 - 0 yorum
Bütün İslam âlimleri, Allah’ı ve O’nun resulünü sevmenin farz olduğunda ittifak etmişlerdir. İbadet muhabbete bağlı olduğu için, Önce Allah’a sevgi duymak, sonra da o sevgi ile ibadet yapmamız gerekmektedir. Allah-u Zülcelâl’i sevmenin varlığına şu ayet-i kerimeler delalet etmektedir: “Allah onları, onlar da...
10 Şubat 2017 - 0 yorum
Üç çeşit temizlik vardır: Birincisi: Bedeni necasetten ve taharetsizlikten temizlemektir. İkincisi: Dimağı, Allah-u Zülcelâl’i düşünmenin dışındaki her şeyden temizlemektir. Üçüncüsü: Kalbi kötü ahlak ve riya, kibir ve ucub gibi rezil huylardan temizlemektir. Dinimizde kalp ve aklın temizliği çok önemlidir. Çünkü bunlar temiz olmadıkça,...
10 Şubat 2017 - 0 yorum
Mü'minin Allah-u Zülcelâl’in büyüklüğünü bilerek anması, O'ndan korkması, O'nun rahmetini anması, kusurlarından dolayı O'ndan utanması lazımdır. Mü’min iman ettikten sonra bu vasıflardan ayrılamaz. Bu vasıfların kuvvetliliği, kâmil imanın kuvveti nispetinde ise de kişinin namazda bu sıfatlardan ayrılmasının sebebi, düşüncenin dağınıklığı. zihnin...
10 Şubat 2017 - 0 yorum
Güzel ahlakın gayesi insanı, hakiki insanlık olan kemal sıfatlara ulaştırmaktır. Huyları olgunluk üzere olan bir insan, hem Allah-u Zülcelâl’in hem de diğer insan ve mahlukatın makbulüdür. Herkes onu sever, sayar. Güzel ahlak, Allah-u Zülcelâl’in nice hikmetler dolu bir kanunudur ki insan,...
21 Ocak 2017 - 0 yorum
Osmanlı Devlet anlayışını şekillendiren bir vasiyet Osman Gazi yarım asra yaklaşan beyliği ile altı yüz seneden fazla devam edecek bir devletin temellerini attı. Adını verdiği devleti, Hulefa-i Raşidîn (dört büyük halife) döneminden sonra İslamiyet’e en büyük hizmeti yapmakla nam kazandı. Asya, Avrupa...
10 Ocak 2017 - 0 yorum
Kişisel gelişim. Psikoloji’nin ilgi alanına giren “kişisel gelişim” (NLP: Neuro Linguistic Programming), insanın ruh yapısının, karakter özelliklerinin tanınması ve geliştirilmesiyle toplumsal ilişkilerin düzenlenmesini hedefler. Bu sahada çalışanların, bireyin ruhsal gelişimi ve karakter yapısının güçlendirilmesi için vurgu yaptığı “kendinin farkında olma”, “iç...
9 Ocak 2017 - 0 yorum
Dünyada zararları açıkça görünen kibir ve gurur, küçük insanların sığındıkları bir daracık alandır. Kibirli davrananların en yakın akrabaları bile, onları sevmezler ve görmek dahi istemezler. Etrafındakiler dağılır gider. İnsanın diğerlerinden farkı nedir ki gururlansın? İnsan, değil hemcinsleri Olan insanlara, diğer canlılara karşı...
4 Ocak 2017 - 0 yorum
Dervişe bir gün sormuşlar: – Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Size farkı gösteriyim deyip, önce sevgiyi dilden kalbine indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi sofrada yerlerini almışlar. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından...