Renk seçin:


Tasavvuf

9 Ocak 2017 - 0 yorum
Dünyada zararları açıkça görünen kibir ve gurur, küçük insanların sığındıkları bir daracık alandır. Kibirli davrananların en yakın akrabaları bile, onları sevmezler ve görmek dahi istemezler. Etrafındakiler dağılır gider. İnsanın diğerlerinden farkı nedir ki gururlansın? İnsan, değil hemcinsleri Olan insanlara, diğer canlılara karşı...
4 Ocak 2017 - 0 yorum
Dervişe bir gün sormuşlar: – Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Size farkı gösteriyim deyip, önce sevgiyi dilden kalbine indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi sofrada yerlerini almışlar. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından...
2 Ocak 2017 - 0 yorum
Nefis hayrı istemez Bir zamanlar bir dostuma tasavvuf yoluna girmesini tavsiye etmiştim. Demişti ki, “Böyle şeylerin insanın içinden gelmesi lazım. Benim içimden gelmiyor.” Ona şöyle söylemiştim, “İçimizden böyle ulvî duyguların ve isteklerin gelmesi için önce içimizi düzeltmemiz, temizlememiz lazım. Yoksa o...
2 Ocak 2017 - 0 yorum
Abdülkerîm Kuşeyrî’ye (ö. 465/1072) göre; Hz. Peygamber’in sohbetinde bulunanlara Sahâbe, sahâbenin sohbetinde bulunanlara Tâbiîn, onların sohbetinde bulunanlara Tebeu’t-Tâbiîn gibi unvanlar verildiğini, daha sonra, dinin hükümlerine büyük bir dikkatle riâyet edenlere “âbid” ve “zâhid”, zamanla ortaya çıkan bid’atlere karşı Ehl-i Sünnet...
1 Ocak 2017 - 0 yorum
Allah-u Zülcelâl sevgisinin alametlerinden birisi de kalbi dünya malından çekip, tamamen Allah-u Zülcelâl’e vermek ve nefsin bütün kötü arzularına karşı hakkı tercih ederek Allah-u Zülcelâl’e yönelmektir. Şöyle anlatılmıştır: Allah-u Zülcelâl’i çok seven bir adam vardı. Bütün malını ve canını Allah yolunda harcamış,...
1 Ocak 2017 - 0 yorum
Ey ibadete tâlip kişi! Allah Teala seni taatinde muvaffak kılsın, bundan sonra yapman gereken tövbe etmektir. İki sebepten dolayı tövbe etmen gerekiyor: Birinci sebep: İbadette muvaffak olabilmek için tövbe etmelisin. Çünkü günahların kötülüğü, ilahi inayetten mahrumiyete sebep olur, onun peşinden de başarısızlık...
1 Ocak 2017 - 0 yorum
Şeriat ile tarikatın birbirleri karşısındaki durumu üzerine tarih boyunca çok söz söylenmiştir. Bir kısım ulemâ, şeriat namına ve onu bid’atlardan koruyup temizleme niyetiyle tarikat ve tasavvufa muhalefet etmiş, aleyhte konuşmuştur. Bunlar içinden, İmam Gazzâlî’nin İhyâu ulâmi’d-dîni’ni bile zararlı görüp bulunduğu...
5 Aralık 2016 - 0 yorum
Fatimiler, Abbasi ve Selçuklu’ları zayıflatıp kaldırmak ve kendi sapkın fikirlerini yaymak için her koldan saldırıyorlardı. Askeri ve casusluk teşkilatlarının yanında batıl inançlarını yaymak için eğitilen adamlar devlet kademelerine sızıyor ve halkın itikadlarıyla oynuyorlardı. Bu sapıklarla her yönden savaşılması ve karşı konulması...
30 Kasım 2016 - 0 yorum
Büyük Selçuklu devletinin ünlü veziri Nizâmülmülk, alimlerin ve tasavvuf büyüklerinin halkı irşad etmesine çok önem verir, devrin kamil mürşidlerinden Ebu Ali Farmedi Hazretleri yanına geldiği vakit, ona hürmet gösterir, yerinden kalkarak ayakta karşılardı. Nizamülmülk çok sayıda medrese inşa ederek, burada...
28 Kasım 2016 - 0 yorum
Kalb hastalanabilir, mühürlenebilir… Kur’ân-ı Kerim’de kalb, özellikleri itibariyle şöyle tanımlanır: “İdrakin, anlayışın merkezi ve gerçekleştiği yer(4), iman ile küfrün, sevgi ile nefretin mahallidir.(5) Bu açıdan kalb hastalanabilir(6), kirlenebilir(7) katı-sert ve kupkuru olabilir(8), içi şüphe(9) ve korku(10), nifak(11) ile dolu olabilir, mühürlenebilir(12),...
28 Kasım 2016 - 0 yorum
https://youtu.be/Km6_drqI67c
24 Kasım 2016 - 0 yorum
Kalbin huzurunu bozan kalbi hastalıklardan birisi de haseddir. Hased; kendisine bir faydası olmasa bile başkasının hakkıyla elde ettiği ni’metlerden mahrum olmasını istemek demektir. Bu arada şunu da belirtmekte fayda vardır; başkasının sahip olduğu ni’metlerin benzerine sahip olmayı istemek hased değil...
17 Kasım 2016 - 0 yorum
  Bir insanın dostunu ve düşmanını tanıması, onun hayat mücadelesinde en önemli noktalardan birini oluşturur. Eğer bu dost ve düşmanlar bizim iç dünyamızda, bizzat kendi bünyemizde ise onların varlığından haberdar olmak daha da hayati bir öneme sahiptir. Öyle ya, bizi bizden başkasının...
16 Kasım 2016 - 0 yorum
... Bir gün derste Alasonyalı Hacı Cemal Efendinin talebeleri; hocalarının gözyaşlarına anlam veremezler. Hocaefendi mutad dersi okumaktadır ama gözünden inci gibi yaş taneleri akmaktadır. Dersin sonunda Hocaefendi; “Benim bir kızım vardı. Vefat etti şimdi de O’nu defnetmeye gideceğiz” deyince işin...
12 Kasım 2016 - 0 yorum
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- nübüvvetinin başlangıcında, kabir ziyaretini, tekrar şirke dönülmesi tehlikesinden dolayı yasaklamıştı. Zira câhiliye devrinde in­san­lar, ec­dat­la­rı­na âit ruh­la­rın kud­si­yet ka­zan­dı­ğı­nı dü­şü­nür ve ölülerinin çokluğunu öne sürüp kavimlerinin büyüklüğüyle övünmek için ka­bir zi­yare­tin­de bu­lu­nur­lar­dı. Efendimiz -sallâllâhu...
7 Kasım 2016 - 0 yorum
Bazı insanların ibadetten kaçınmak için dillerine doladıkları bir söz vardır: “Çalışmak da ibadettir.” Yazık ki böyle insanlar, ya cehaletlerinin veya dine karşı kesimlerin propagandalarının etkisinde kalıp Allah’ın rızasından uzak kalmaktadırlar. Evet, çalışmak da yerine göre ‘ibadet’ hükmüne geçebilir ama fiili olarak...
7 Kasım 2016 - 0 yorum
"Kendilerine verilen rızıklardan infak edenler, Rabblerinden bir hidayet üzeredir ve felaha erenlerin ta kendileridir." (Bakara;3-5) Dervişlerin -rahmetullahi aleyh- bir ahlâkı da ihtiyaç sahibi kimseleri, güler yüzle karşılayıp kovmamaları, istekte bulunmasını, ihtiyacı olmasına yormaları idi. İsa (Aleyhisselâm) şöyle diyordu: “İhtiyaç sahibi bir kimseyi,...