Renk seçin:


Cehennem ve Azabı

Cehennem ve Azabı

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Onun (cehennemin) yedi kapısı, her kapının da onlara ayrılma birer nasibi vardır.” (Hicr/44) Buradaki nasipten maksat, cehenneme girecek insan kısımlarıdır. Rivâyete göre kapılardan maksat, kat üzerine kat olmasıdır.

İbn-i Cerih (r.a) dedi ki:

“Cehennemin yedi katı vardır. Bunlar; Cehennem, Lezza, Hutame, Sair, Sakar, Cahim ve Haviye’dir. Bunların en üst katı Cehennem’dir, cehennem müslümanlar içindir. İkinci kat olan Lezza, Yahudiler içindir. Hütame Hıristiyanlar için; Sair, yıldıza tapanlar için; Sekar, mecusiler için, Cahim putperestler için, Haviye münafıklar içindir.”

Başka bir rivâyete göre ayetin açıklaması şöyledir:

“Allah-u Teâlâ şeytana ve nefsi isteklerine uyanları yedi kısıma ayırır. Her grup cehennemin bir katına yerleştirilir.

İnsanların böyle ayrı ayrı gruplara ayrılmasının hikmeti şudur: İnkâr ve günahların dereceleri farklılıklarındandır. İşte inkâr ve günahların dereceleri farklı olduğu gibi cehennemin de dereceleri de böyle farklı yaratılmıştır. Başka bir rivâyete göre cehennemin yedi kapısının olması, insanın, göz, kulak, dil, mide, cinsi uzuv, el ayak organlarının mukabilidir. Zira bütün günahlar bu yedi organdan meydana gelir.

Hz. Ali (ra) şöyle dedi: “Cehennemin tabakaları üst üste yedi kattır. Birincisi dolduktan sonra ikincisi, üçüncüsü sırasıyla doldurulur.

Buharî ve Tirmizi İbni Ömer (ra)’dan, o da Rasulullah’tan şöyle rivâyet ediyor:

“Cehennemin yedi kapısı vardır. Bunlardan biri ümmetime kılıç çekenler içindir.”

Taberani Evsat adlı kitabında şöyle naklediyor: “Cebrail (as.) Peygamber (s.a.v.)’e normal gelişlerinin dışında çıkıp geldi. Peygamber (s.a.v.) ayağa kalktı:

“Ey Cebrail sana ne oldu, rengin değişmiş olarak görüyorum?” Cebrail şöyle cevap verdi:

“Allah-u Teâlâ cehennem ateşini iyice körüklemeyi emretmeseydi gelmezdim.”

Peygamber (s.a.v.): “Ey Cebrail bana cehennemi anlat!” dedi. Cebrail anlatmaya başladı:

“Allah cehenneme bin yık yakılmasını emretti, yakıldı. Ta ki o ateş beyazlamıştı. Sonra tekrar emredildi, bin yıl yine yandı ve kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl yine yakılmasını emretti ve cehennem simsiyah kesildi. O şu anda zifiri karanlıktır. Ondan bir kıvılcım saçmaz, alevleri de asla sönmez. Allah’a yemin olsun ki, cehennemden bir iğne deliği kadar ateş yeryüzüne düşse, insanlar onun sıcaklığından yaşıyamazlar. Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki, cehennem bekçilerinden biri dünyaya gelse, onun çirkin suratı ve pis kokusu yüzünden herkes ölürdü. Seni peygamber gönderen Allah’a yemin olsun ki, cehennem ehlini bağlayan zincirlerden biri yeryüzüne düşseydi, dünyadaki dağları çökertirdi.”

Peygamber (s.a.v.): “Yeter artık Cebrail, kalbim dayanamıyor, öleceğim!..”

Peygamber (s.a.v.) Cebrail’e baktı o da ağlıyordu. Dedi ki: “Ağlıyor musun ey Cebrail. Halbuki sen Allah’ın en yüce makamlarından birinde bulunuyorsun. Cebrail dedi ki:

“Ben neyime güvenerek ağlamayayım. Halbuki ağlamaya en layık olanınız benim. Zira Allah’ın katında şu halde başka şekilde olabilirim… Şeytanın uğradığı sona uğramayacağımı bilmiyorum. Harut ve Marut gibi olmayacağımı da bilmiyorum.

Bu esnada Rasulullah (s.a.v.) ağlamaya başladı. O anda bir ses işitildi:

“Ey Cebrail, Ey Muhammed, Allah sizi günah işlemekten masum kıldı. Bu sesden sonra Cebrail ortadan kayboldu. Peygamber (s.a.v.) oradan ayrıldı. Ensardan bir grup gülüp oynarken onlara rastgeldi. Peygamber (s.a.v.) onlara şöyle dedi:

“Cehennem arkanızda olduğu halde nasıl gülersiniz. Ve şöyle devam etti: “Şayet benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız, yediklerinizi sindirmez, dağlara çıkarak Allah’a kulluk ederdiniz. Bu arada bir ses işitildi:

“Ey Muhammed kullarımı ümitsizliğe düşürme. Ben seni müjdeci olarak gönderdim. Zorlatıcı olarak değil! Bundan sonra Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

“Doğru işler yapınız, ifrat ve tefritten kaçınınız.” İmam-ı Ahmed Peygamber (s.a.v.)’in Cebrail’e şöyle dediğini rivâyet ediyor.

“Neden hiç Mikail’i görmüyorum?”

Cebrail (a.s.) dedi ki: “O cehennem yaratıldığı günden beri gülmüyor.” İmam-ı Müslim, Resûlullah (s.a.v.)’tan şöyle rivâyet etti: “Kıyamet günü cehennem boynundan yetmiş bin yularla çekilir. Her bir yularda yetmiş bin melek vardır.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ