Renk seçin:


Dilenci Padişah

Dilenci Padişah

Padişahlardan birinin ömrü tamam oldu. Yerine geçecek evladı yoktu. Şöyle vasiyet etti:

-‘’ Sabahleyin şehrin kapısından ilk önce kim girerse veliahdım odur. Padişahlık tacını onun başına koyun, memleketi ona teslim edin!’’

Olacak ya, sabahleyin şehrin kapısından içeri ilk giren adam, bütün hayatını dinleyerek kazanan ve yamayı yana üstüne diken bir dilenciydi. Memleketin ileri gelen büyükleri, padişahın vasiyetini yerine getirmek üzere ülkeyi hazineleriyle beraber ona teslim ettirler.

Fakir , bir müddet saltanat sürdü, fakat çok geçmeden yönetimdeki adamların arasında hoşnutsuzluk baş gösterdi. Bazıları padişaha isyan etti. Bu hali gören komşu devletler, ‘’sıra bu sıra’’ diyerek savaşmaya kalktılar. Memleket dahilinde de yer yer ayaklanmalar çıktı. Sonunda ülke topraklarının bir kısmı elinden gitti.

Onun bu hadiselerden üzüntülü ve kederli olduğu sıralarda, eski dilenci arkadaşlarından biri seferden dönmüştü. Arkadaşının böyle bir saltanata konmuş olduğunu görünce memnun oldu ve tebrik ederek şöyle dedi:

-‘’ Hak Teala’ya hamd ve senalar olsun ki talihin uyandı da gülün dikenlerden kurtuldu, dikenler ayağından çıktı, bu yüksek devlete kavuştun.
Zavallı padişah şöyle karşılık verdi:

-‘’ Birader, beni teselli et, tebrik edilecek yerde değilim. Beraber yaşadığımız o dilencilik hayatında bütün endişem bir ekmek elde etmekten ibaretti. Fakat bugün, bütün bir cihanın yükü altında eziliyorum.’’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ