Renk seçin:


Dünyaya Gönül Vermemek

Dünyaya Gönül Vermemek

Allah-u Zülcelâl sevgisinin alametlerinden birisi de kalbi dünya malından çekip, tamamen Allah-u Zülcelâl’e vermek ve nefsin bütün kötü arzularına karşı hakkı tercih ederek Allah-u Zülcelâl’e yönelmektir.

Şöyle anlatılmıştır:

Allah-u Zülcelâl’i çok seven bir adam vardı. Bütün malını ve canını Allah yolunda harcamış, geride hiçbir şey bırakmamıştı. Kendisine: “Senin bu muhabbet halinin sebebi nedir?” diye sorulduğunda şu cevabı verdi: “İnsanlardan iki kişinin konuşması sırasında işittiğim sözler, başıma bu imtihanı getirdi.” Oradakiler: “Ne işittin?” diye sordular. Adam şunları anlattı:

“Sevdiğiyle baş başa kalan birisinin sevgilisine şöyle söylediğini duydum: “Allah’a yemin ederim ki ben seni bütün kalbimle seviyorum, sen ise benden yüz çeviriyorsun. ” Bunun üzerine sevgilisi ona: “Şayet gerçekten beni seviyorsan, benim için neyi vereceksin ?” diye sordu. O da: “Sahip olduğum bütün malımı mülkümü sana veririm. Sonra da son nefesime kadar ruhumu senin yoluna feda ederim.” dedi. İşte o zaman kendi kendime şöyle dedim:

“Bu, insanın diğer insana, bir kulun diğer bir kula karşı gösterdiği sevgidir. Acaba bir insanın Alemlerin Rabbine karşı sevgisi nasıl olur?” işte benim böyle davranmamın sebebi bu olaydır. ”

Dünya’ya ait şeyleri sevmekten kurtulmanın çaresi, bu güzel şeylerin hakikatte güzel olmadıklarını, güzel oldukları kabul edilse bile fani ve geçici oldukları için sevgiye değmediklerini ve üstelik onları sevenlerin dinine ve ahiretine çok zarar verdiklerini düşünmektir.

Allah-u Zülcelâl’i sevmenin kuvveti O’nu tanımanın ve bilmenin derecesiyle orantılıdır. İnsan başka şeyleri tanıdıkça sevgisi azalır. Allah-u Zülcelâl’i tanıdıkça sevgisi artar. Allah-u Zülcelâl’i Çok tanımanın ve bilmenin yolu ise, daha çok tefekkür, zikir ve ibadet etmektir. Allah-u Zülcelâl’i seven, O’nun sevgisi karşısında nefsin isteklerini terk edendir.

Bir şeyi seven onu çok anar. Demek ki Allah-u Zülcelâl’i sevmenin alameti, O’nun zikrini sevmek, kelamı olan Kuran’ı sevmek, peygamberini, veli kullarını ve O’na nispet edilen her şeyi sevmektir.

Nitekim Ebu’d-Derda radıyallahu anh’dan rivayetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua etmiştir:

“Allahım! Senden sevgini ve seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine beni ulaştıracak ameli talep ediyorum. Allah’ım! Senin sevgini nefsimden, ailemden, malımdan, soğuk sudan daha sevgili kıl. ”(Tirmizî)

Süleyman aleyhisselam, Allah yolunda cihad etmek için beslediği atları teftiş etmeye gitmişti. Ayette şöyle anlatılır: “Öğleden sonra kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını yere diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu. Süleyman, “gerçekte ben mal [yani at] sevgisine, Rabbimi yüceltmeyi sağladığı için düştüm’ dedi.” (Sâd, 31-32)

Buradan şu da anlaşılmaktadır ki insanın dünya kadar malı olsa ve o mal kalpte değilse bu insana zarar vermez.

Hülasa, insan hakikat olarak geçici olan Dünya’nın ne kadar kıymetsiz olduğunu ve Allah’ın yanındaki ecir ve sevapların ne kadar devamlı olduğunu bilir ve idrak ederse, dünya muhabbeti kalbinden çıkar ve Allah’ın sevgisi kalbine yerleşir.

Seyda Muhammed Konyevi Hz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ