Renk seçin:


Düşmanınızı Tanıyor Musunuz?

Düşmanınızı Tanıyor Musunuz?

Şeytan insanın düşmanıdır!
Allah-u Zülcelâl iblisi yaratandır, hiç kuşkusuz onda gizli olarak bulunan huyları da en iyi bilendir. Öyleyse bütün bu olaylar ne tesadüftür ne de Allah’ın izni ve takdiri dışında meydana gelmiştir. Elbette Rabbimiz, kullarını çeşitli imtihanlardan geçirerek kendi nefislerinin zayıflığını ve Rablerine olan muhtaçlıklarını bilmelerini istemiştir.

İnsan, ilim okumakla bazı mefhumları mana bakımından öğrenir. Ama o mefhumların hakikatini ancak bir takım hadiseler vesilesiyle bizzat bazı halleri tadıp, tecrübeler geçirdikçe anlayabilir. Mesela insan, dost nedir, düşman nedir, diye tarifini okumakla belli bir fikir ve intiba edinebilir. Ama insanın başına çok şiddetli husumet besleyen bir düşman musallat olmadan ve ona karşı kuvvetli ve samimi bir şekilde iyiliğini isteyen bir dostun himayesine sığınmadan bu mefhumların manasını tam hissedip idrake demez.

İşte Hz. adem aleyhisselam, iblisin tuzağına düşüp cennetten çıkarılıncaya kadar düşman nedir, nasıl kandırır, nasıl kötülük eder, bilmiyordu. Ancak o halleri yaşamakla dostunu düşmanını bildi. İlk insanlar olan Adem babamız ve Havva annemiz bu tecrübeleri yaşayarak, acılar çekerek yeryüzüne indirildiler ki, bu hadiseler onların soyundan gelen bütün insanlara ibret olsun.

Mevlâ’mız bize, “Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin…”(Fatır; 6) buyuruyor.

İnsanın bir düşmanı olsa ne yapar? Mesela devletler arasında düşmanlık olduğu zaman, bir devlet diğeri hakkında bilgi toplar, “Hangi silahları ediniyor” diye bilgi edinir, ona karşı hazırlık yapar. Eğer bunları yapmazsa gafil avlanır. Düşmanı olan ülke, onun hazırlıksız yakalar ve kolayca istila ediverir. İnsanın şeytana karşı durumu da hemen hemen aynıdır.

Rabbimiz bizim Mevla’mız, dostumuz olduğu için bize düşmanımız hakkında bilgi veriyor, ona gafil avlanmayalım diye bizleri ikaz ediyor. Mesela bir ayet-i kerimede Rabbimiz, şeytanın “… onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım. Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.”(Araf; 16-17) dediğini haber veriyor. Yani şeytanın ilk hilesi, insana şükretmekten alıkoyacak şekilde musallat olmasıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ