Renk seçin:


Hesap Günü

Hesap Günü

Mahşerde ilahi adaletin tecellisi için mahkeme kurulacak ve herkes yaptıklarından sorguya çekilecektir. Orada mutlak hâkim olan Allah-u Zülcelâl’in huzurunda herkes hesap verecektir.

Amel defterlerini alan herkes de kendi yapıp ettiklerini en ince ayrıntılarına kadar görür. Ancak Allah-u Zülcelâl, herkese suçlarını bir bir itiraf ettirmek, azabı hak ettiğini göstermek için daha doğrusu böyle istediği için kullarını bir bir hesaba çeker. Diğer yandan, bir anda insanlardan birinin hesaba çekilmesi, diğerlerinin hesabının görülmesine engel olmaz.

Ahirette insanların nelerden sorguya çekilecekleri bir hadis-i şerifte ana hatlarıyla açıklanır:

“Bir kimse, dört şeyin hesabım vermedikçe hesap yerinden ayrılamaz. Bunlar; ömrünü neyle tükettiği, vücudunu neyle yıprattığı, bilgisiyle ne yaptığı ve malını nasıl kazanıp nasıl harcadığıdır.” (Tirmizî)

Hesap ve sual esnasında, melekler tarafından tutulan amel defterleri yanında, insanın elleri, ayakları ve derilerinin de şahitlik edeceği Kur’an-ı Kerim’de bildirilmiştir:

“O gün, Allah’ın düşmanları cehennem ateşine sürülmek üzere hep bir araya toplanırlar. Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler. Onlar derilerine: “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?’ derler. Derileri de: ‘Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu, sizi ilk defa yaratan O’dur ve siz yine O’na döndürülüyorsunuz’ derler.” (Fussilet; 19-21 )

“Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.” (Yasin; 65) O gün, kendilerine Allah’ın bir lütfu ve dünyada yaptıkları salih amellere karşılık olarak, hesap ve sualden muaf tutulanlar da vardır.

O dehşetli günde, Allah-u Zülcelâl herkesin hesabını görür ve bütün davaları hükme bağlar. Öyle ki, boynuzsuz koyuna boynuzlu koyunda kalan hakkı verilir. Evet, o gün öyle bir gündür ki, nice büyük peygamberler bile, hayret içinde olduklarından kendi nefislerinin kurtuluşu için “Nefsî, nefsi!” (Ben ne olacağım!) diyeceklerdir.
Melekler halka dönecek teker teker bütün insanları çağırarak; “Ey falan oğlu falan, hesaba gel” diyecekler. İşte, o anda kalpler çarpmaya ve vücutlar titremeye başlayacak, akıllar yerinden oynayacak, hatta bazıları hesaba çekilmeden cehenneme girmeyi tercih edecekler. “Keşke bu çirkin amellerimizle Allah-u Zülcelâl’in huzuruna çıkmadan ve rezil olmadan doğrudan cehenneme gitsek” diyeceklerdir.

Kıyamet günü bir de dünyada yapılan zulüm ve haksızlıkların, hak sahiplerine iadesi vardır. Bu korku dolu günde, kimileri dağlar kadar sevaplarla gelir. Fakat bu sevaplar alınır ve hak sahiplerine hakları nispetinde verilir. Nitekim Ebu Hureyre radıyallâhu anhudan rivayetle,

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

“Bilir misiniz? Müflis kimdir?”

Ashâb-ı Kirâm:

“Para, yiyecek, içecek ve giyecekten bir şeyi bulunmayan kimse müflistir.” dediler.

Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem Şöyle buyurdu:

“Ümmetimden müflis olan o kimsedir ki Kıyamet Günü, namazı, orucu ve zekâtı olduğu halde gelir. Ancak birine küfretmiş, diğerinin kanını dökmüş, bir diğerinin de malını yemiştir. Hasenatı, buna, öbürüne, diğerine dağıtılır. Üzerindeki borçlar bitmeden hasenatı tükenmişse öbürlerinin günahlarından alınır, üzerine yüklenir ve böylece ateşe atılır.” (Müslim)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ