Renk seçin:


İlimsiz ve Rehbersiz Abidin Sonu

İlimsiz ve Rehbersiz Abidin Sonu

Eski ümmetler içinde Bersisa isminde bir zat vardı. Tenha bir yere çekilmiş, gece-gündüz Allah-u Zülcelâl’e ibadet ederdi. Lanetli İblis bu adamı kandırmak için türlü hilelere başvurmuştu, ama kandıramamıştı.

İblis düşündü, gerçi Bersisa, zahid ve âbid bir adamdı ama ilmi yoktu ve alimlerden uzak duruyordu. Bu sebeple kötü bir arkadaşla onu kandırmak mümkün olabilirdi.

İblis bir gün, sırtında cübbe başında sarık, elinde tesbih ile Bersisa’nın ibadet ettiği yere vardı. Bersisa ona kim olduğunu, onun yanına niçin geldiğini sorunca şu cevabı verdi:

– Ben dünya nimetlerinden uzak durup, ömrünü Allah’a ibadetle geçirmek isteyen bir kimseyim. Seninle arkadaşlık edip, beraberce ibadet etmek istiyorum.

Bersisa, onun İblis olduğunu bilmediğinden arkadaşlığını kabul etti. Beraber ibadete başladılar. Bersisa ibadet ediyor, yiyor içiyor ve diğer insanlar gibi yaşıyordu. Lâkin İblis Allah’a öyle ibadet eder gözüküyor ki, yemiyor – içmiyor, yatıp uyumuyor ve bütün zamanını ibadet ederek geçiriyordu.

Bersisa, yeni dostuna hayran kalmıştı. Aradan- çok zaman geçmeden dayanamayarak:

– Ey Allah’ın salih kulu, sen bu mertebeye nasıl yetiştin. Ben senelerden beri ibadet ederim, yiyip içmekten kurtulamadım. Sense bütün zamanını ibadete ayırabiliyorsun. Ne olur, bunun sırrını bana da öğret de, ben de senin gibi olayım, dedi.

İblis şöyle anlattı:

– Ben bir günah işledim; her ne zaman o günahı aklıma getirsem, benden uyku, yemek, içmek arzusu gidiyor. Bersisa şöyle dedi:

– Bu işin yolu nedir? Ben de senin gibi olmak istiyorum. İblis şöyle anlattı:

– Git Allah’a asi ol, sonra da ona tövbe edersin. O, çok merhametlidir (nasıl olsa seni affeder), sonunda taatın tadını tadarsın. Bersisa sordu:

– Nasıl bir günah işleyeyim? İblis şöyle dedi:

– Zina et! Bersisa şöyle dedi:

– Bunu yapamam. Lanetli iblis, bu kere de şöyle bir teklifte bulundu:

– O halde bir mümini öldür. Bersisa şöyle dedi:

– Bunu da yapamam. Bundan sonra İblis şu teklifi yaptı;

– Sarhoşluk veren şarap iç. Bu daha kolaydır, hasmın da sadece Allah olur.

Bersisa sordu:

– Onu nerede bulabilirim ki? İblis şöyle anlattı:

– Falan köye git; orada bulabilirsin.

Ve Bersisa, bildirilen köye gitti. Orada güzel bir kadının meyhanecilik yaptığını gördü. O kadından şarap aldı, içti. Sarhoş olunca şeytan o kadınla zina etmesini telkin etti. kadınla zina ederken o kadının kocası geldi, onu da vurup öldürdü.

Bundan sonra İblis bir insan suretine girdi ve Bersisa’yı devlet başkanına haber verdi. Geldiler, tuttular, şarap içtiği için seksen sopa vurdular. Zina ettiği içinde yüz sopa attılar. Adam öldürdüğü için de asılmasına emir çıktı.

Asılacağı sırada, İblis Bersisa’nın yanına geldi; eski şeklinde idi. Bersisaya sordu;

– Ne haldesin? Bersisa şöyle dedi:

– Kötü arkadaşa uyanın sonu böyle olur! İblis şöyle dedi:

– Yetmiş senedir, seni bir belaya çarptırmaya çalışıyorum, sonunda seni astırdım. İstersen, seni darağacından indiririm. Bersisa şöyle dedi:

– Bunu istiyorum, bunu yaparsan, sana istediğini veririm. İblis şöyle dedi:

– O halde, bana bir kere secde et. Bersisa şöyle dedi:

– Bu darağacında iken sana nasıl secde edebilirim? İblis şöyle dedi:

– O halde başınla ima et, secde yerine geçer. Ve Bersisa başı ile ima ederek iblise secde etti ve dünyadan imansız çıkıp gitti. Böyle bir hale gelmekten, Allah’ u zülcelale sığınırız.)

İlimsiz amelin, insanı nereye kadar götüreceğine güzel bir misâl böylece vuku bulmuş oldu. Eğer onda şeriata müteallik ilim olsaydı içki içmek, zina etmekle, adam öldürmekle evliya olunamayacağını bilir ve şeytana uymazdı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ