Renk seçin:


İslam ahlakı ile gelen hidayet hikayesi

İslam ahlakı ile gelen hidayet hikayesi

Fransız Komünist Partisi Sekreteri Roger Garaudy Yıldız Saray’ında konferans vermek için İstanbul’a gelmişti. Ona dediler ki:

  • ’’Siz bir zamanlar komünisttiniz. Hem de komünizmi, Marks’ın bütün fikirlerini yeni baştan tedvin edecek derecede bir komünisttiniz. Şimdi ise Müslüman oldunuz. Niçin Katolik hristiyandınız, niçin komünisttiniz, şimdi niçin Müslümansınız?’’

O da dedi ki:

  • ’’Ben katoliktim.’’ dedi. ‘’Amerika’ya tahsile gittim. O zaman tröstler, karteller, bilmem kaç ton buğdayı yakıyorlardı, bilmem kaç ton sütü de döküyorlardı. Bütün piyasayı kendi tekellerinde tutmak için. Bu acımasızlığa, bu merhametsizliğe içimden isyan geldi. Bu isyan beni komünizme sürükledi.

Baktım ki komünizm de ruhsuz, vicdanlar kuruyor. Onun için Katoliklik ile arasında bir köprü kurayım, böylece bir maneviyat vereyim komünizme dedim. Baktım bu da olmadı, öylece kaldım.

Sonra benim için ‘’vur emri’’ çıkarıldı. Bir asker bana göz yumdu, bende kaçtım.

Sosyolog olduğum için merak ettim, bu asker beni niye bıraktı diye.  Gittim buldum onu:

  • ‘’Niye beni bıraktın dedim, benim hakkımda vur emri verildiği halde?’’

Cevaben dedi ki:

  • ‘’Ben Müslümanım, senin ne işlediğini bilmiyorum ki ben. Senin niçin canına kıyacaklarını bilmiyorum. Ben buna alet olmak istemedim. Onun için sana göz yumdum. Sen de kaçtın.’’ Dedi.

O zamanda kadar ben İslam’ı bir aşiret dini zannediyordum. Merak ettim. Ben aynı zamanda bir iktisatçı olduğum için, ilk olarak iktisattan başlamak istedim:

Faiz nedir? Çünkü komünizmde faiz yasaklanıyor. Bir istismar sistemi. İslam da nedir faiz? Onu merak ettim.

(Hz. Bilal (r.a)’ı kastederek, aynen şu ifadeyi kullandı):

Bilal’in bir hadisesi beni rahata kavuşturdu. Bilal, Allah Rasülü’ne bir hurma götürür. Rasulullah Efendimiz hurmaya bakar:

  • ‘’Bilal, bu hurmayı nereden aldın?’’ der.

O da:

  • ‘’Bizde adi vurma vardı. Rasullah’ın (s.a.v) yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık.’’ Der.

Bunun üzerine Hazreti Peygamber (s.a.v):

  • ‘’Eyvah! Bu ribanın/faizin ta kendisi, sakın öyle yapma!’’ buyurur. Sonra da bir yol gösterir:
  • ‘’Şayet iyi hurma satın almak stersen, elindekini ayrıca sat; sonra onun parasıyla iyi hurma satın al!’’ buyuruyor. (Müslim)

Baktım ki Rasulullah Efendimiz, en ufak bir taviz vermiyor faize. Bu hadise, beni bütün İslam’ı tedkik etmeye yönlendirdi.

En küçük bir islam ahlakı ile de olsa İslam’ın yaşanması bir hidayet vesilesi olmaktadır. Bir de bütün bir toplumun İslam ahlakı ile yaşandığı düşünülürse dünya tekrar asrı saadette ki gibi huzur içinde olması kaçınılmaz olacaktır. Bu yüzdem bize düşen görev önce kendimizi düzeltmek, islam ahlakı ile günlük hayatımızı tatbik etmek suretiyle dünyayı güzelleştirmek olması lazım. Dünya islamı beklemekte, insanlar bir arayış içinde manevi bunalım içinde bunun çözüm ve çaresi de ancak ve ancak İslam ile mümkün bu da islamın yaşanması ile gerçek olacaktır inşallah…

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ