Renk seçin:


İslam’a Hizmet Mesuliyeti

İslam’a Hizmet Mesuliyeti

Bugün maalesef dinimizi iyi bilmediğimizden, Allah’ın dinine bir hizmette bulunduğumuz zaman, bunu nafile bir amel, bir fazilet olarak kabul ediyoruz. Hâlbuki iyi düşünürsek, İslam’ın hayata tatbik edilerek bütün kemalatı ile ortaya çıkması için cemaat halinde yaşanması şarttır. Bunun için İslami ilimleri öğrenip öğretmek, tebliğ ve irşad çalışmaları veya bunları yapmaya ehil olanlara destek vermek, hepimizin, bütün müslümanların üzerine vazifedir.

Müminler, İslam’ı kâmil manada yaşamak, iyilikleri el birliğiyle ihya etmek, kötülüklerden söz birliğiyle sakındırmak için omuz omuza vermeli, sanki bir ordu gibi saf tutmalıdır. İslam binası, ancak müminler birbirine yardım ederse kurulabilir. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyuruyor: “Mü’minin mü’mine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir.” (Buhârî, Salât, 88; Mezâlim, 5)

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem ve Ashab-ı Kiram’ın hayatlarına baktığımızda, İslami ve içtimai hizmetlerin önemli yer tuttuğunu görüyoruz. Hatta Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlere dikkat edersek, Rabbimizin, Hz. Peygamber bir hizmete davet ettiği zaman, oradan izinsiz ayrılıp gitmeyi, azaba sebep olacak bir kabahat olarak tarif ettiğini görüyoruz:

“Müminler, ancak Allah’a ve Resûlüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar, o Peygamber ile ortak bir iş üzerindeyken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resûlüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah’a ve Resûlüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah’tan bağış dile; Allah mağfiret edicidir, merhametlidir.” (Nur, 62)

Bu ayetten anlaşılıyor ki, Hz. Peygamberin bir görevlendirme yapması veya bir fedakârlığa davet etmesi esnasında, Sahabe-i Kirâm’ın kendi özel işleri için oradan ayrılmaları söz konusu bile olamazdı. Hz. Peygamberin etrafından dağılmak, arka saflara çekilip belli etmeden kaçıp gitmek, büyük bir günah olarak haber veriliyordu.

Derin düşünecek olursak, bir toplumda herkes kendini düşünür ve cemiyet meselelerini umursamazsa o cemiyet birlik ve beraberliğini kaybedecek, gitgide yozlaşacak ve çürümeye başlayacaktır. Bazı kişiler fedakârlık gösterir, diğerleri için de güzel örnek olurlarsa o toplum da ihya olur. En büyük hayır da bu ilk fedakârlığı gösteren kahramanlarındır. Ne mutlu hizmette öncülük eden fedakârlara!

Seyda Muhammed Konyevi Hz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ