Renk seçin:


Kabe’nin Sahibini Ziyaret Etmek

Kabe’nin Sahibini Ziyaret Etmek

Bir evliyaullah Kabe’ye gitmek ister, yola çıkacağı zaman, oğlu ona sorar; “Baba nereye gidiyorsun?” Babası “Beytullah’a gidiyorum” der. Çocuk zanneder ki Beytullah’ı gören o evin sahibini görür, bunun için çocuk ağlar ve babası beraber gitmesini kendisinden rica eder. Babası çocuğun ağlayışına tahammül edemediği için çocuğu da beraberinde götürür, Mikattanihramlarını beraber giyerler, nihayet Beytullah’ı gördüklerinde çocuk hemen düşer ve ruhunu hakka teslim eder, babası: “Ey ciğer parem yavrum ne oldu, nasıl öldün” diyerek ağlar, ummadığı yerden kendine şöyle bir ses gelir.
“Sen beyti görmeyi istedin gördün, çocuk evin sahibini görmeyi istedi ve o da gördü. Çocuk şu anda ne yerde ve ne de göktedir, o Allah’ın manevi huzurundadır” der.

İşte her kim bütün dünya arzularından sıyrılır ve Hakk’a teveccüh ederse, onun hakiki kıblesi Allah olur, yani kavuştuğu Hakk olur. Nasıl ki bütün Peygamberlerin kıblesi olmuşsa, bütün insanlarında kendi kabiliyet ve iç niyetlerine göre kıbleleri vardır. Yani alacakları, manevi dereceleri vardır. Peygamberler Allah’ın hem Celal ve hem de Cemal sıfatlarına mazhar olmuşlardır. Hz. Musa’ya, Allah’ın (Kelim) demesi, Adem’i kendi sıfatı üzerine halketmesi, Peygamber Efendimize (Habibim) demesi, onlara ayrı ayrı derece verdiğine işaret içindir. Kim ki bütün varlığı ile Allah’a dönerse, onun maksudu Allah’tır. Melekelerin kıblesi Hz. Adem’dir, çünkü O, meleklerle Allah arasında bir vasıtadır. Zira Allah O’na Celal ve Cemal kisvesini giydirdiği için, Allah Adem’i kendi sureti üzerine yarattı. Yani O’na kendi güzelliği ve güzel sıfatı giydirdi diye hadisi şerifte buyuruldu.

Nitekim Hz. ALLAH buyurdu:
“Ya Musa, tarafımdan sana muhabbet ve sevgi verdim.” (Taha:37)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ