Renk seçin:


Kemiğe Aldanan Köpek

Kemiğe Aldanan Köpek

Bir padişah, avlanmak üzere ovada giderken, sekbana, “Bana bir tazı getir” dedi. Padişahın bir av köpeği vardı. En ağır taşlarla işlenmiş mücevherden bir tasması vardı boynunda. Ayağındaki halhallar ve ön ayaklarındaki bilezikler altındı. Boynundaki tasmanın ipi ipekti. Padişah, o köpeği en akıllı köpek sayar, taşmasını kendi eliyle tutardı. O köpek koşar, padişah onun peşinden giderdi.

Bu defa da padişaha o köpeği getirdiler. Köpeğin gittiği yolda bir parça kemik vardı. Köpek, kemiği görünce kalakaldı. Padişah da köpeğe öylece bakıyordu. Sonunda padişah öyle bir kızdı ki alevi köpeği bile sardı. “Benim gibi padişahın huzurunda başkasına nasıl bakabiliyorsun?” dedi köpeğe ve tasmasını hemen elinden bırakıp, “Şu edepsize yol verin gitsin!” diye emretti. O köpek, yüz binlerce iğne yutsaydı bile, yine tasmasının elden bırakılmasından daha iyiydi. Sekban dedi ki: “Köpek süslü püslü ve boynunda mücevherden tasma var. Bu köpek ovaya layık ama üstündeki mücevherler, altınlar da bize layık.” Padişah, “Öylece bırak, gitsin, gönlünü onun altınına ve gümüşüne verme. Bırak da bundan sonra aklı başına gelirse kendini süslü püslü görüp vaktiyle bir yuva bulduğunu, sonunda da gaflete düşüp bu yuvadan ayrıldığını hatırlasın” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ