Renk seçin:


Kocanın Karısına Karşı Görevleri

Kocanın Karısına Karşı Görevleri

Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Ey İman edenler! Onlarla (Kadınlarınızla) iyi geçinin. Olabilir ki, bir şey sizin hoşunuza gitmezde Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.”(Nisa; 19)

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemde hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Mü’min bir erkek, mü’mine bir kadına kızıp darılmasın. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, başka huyundan memnun kalabilir.” (Müslim)

Kadının, kocasının kendisi ile meşgul olmasını istemesi hakkıdır. Bunu devamlı ister. Buna ruhen muhtaçtır. Onun için erkek; sevgi, nezaket, ünsiyet, ikram, ihsan, şefkat ve merhamet gibi güzel İslam ahlakını, hiç esirgemeden ailesine göstermelidir. Bunlar ünsiyetin şartlarından, saadetin anahtarlarındandır. Olur olmaz şeylerde kadına darılmak, konuşmamak İslam dininde men edilmiştir.

Evlilikte kocanın karısını garip tecessüslerle gizli hallerini araştırmaları, bir konuda aşırı titizlik göstererek sıkıştırmaları hanımına üzüntü verir. İyilik ve hüsn-ü zan, yani iyi düşünmek varken kötülüğe, su-i zanna, gereksiz kuşkuya düşmek doğru değildir.

Aile sırları asla dışarıya ifşa edilmez. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde Allah nezdinde en kötü bir mevkide bulunan insanlardan biri de ailenin mahrem münasebetlerini, sırlarını ifşa eden kimsedir.” (Müslim)

Bir koca için ailesinin ilminin, ahlakının ve amel-i salihasının yükselmesine çalışmak, adaptandır. Hanımının sıhhatini, hava almasını, meşru olan eğlence ve dinlenmesini temin etmek de, yine erkeğe düşen vazife ve adaptandır.

Hanımının hizmetlerini takdir etmek, yorgunluğunu giderecek söz söylemek, seveceği şeyleri almak, onu neşelendirecek işler yapmak, söz verdiği vakitte eve gelmek, farz ve sünnet olan hukukuna riayet etmek, erkeğin kendisi için mübah olsa da ailenin intizarda kalmasına, beklemesine, merak etmesine ve üzülmesine asla meydan vermemek olgun bir müslüman erkeğin vazifesidir.

Bir erkek, kadınına küsüp kovmamalıdır. Kadınını dövmemelidir. Allah-u Zülcelâl kendisine bol ihsanda bulunmuş ise, ondan kadınına bolca vermelidir. Kadınına daima hayır tavsiyede bulunmalıdır. Mümkün olduğu kadar kadını yumuşaklıkla idare etmelidir.

Zira o kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Ne kadar düzelirse, bir eğri yeri muhakkak kalır. Erkek, kadının iyiliğini ve iffetini o kadar büyük bir nimet olarak bilmelidir ki, onun şükrü karşılanmaz.

Haddi aşmadığı sürece; kadının bazı ufak tefek hatalarına göz yummalıdır. Halk arasında onun ayıplarını döküp saçmamalıdır. Kadınıyla daima iyi geçinmelidir. Günah olmayan bir şekilde, kadınla şakalaşmalı ve oynaşmalıdır. Şunun içindir ki, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kadınları ile geçinme bakımından insanların en önde olanı idi. Bir kimsenin kadını ile oynaşması, dinin yasak ettiği boş oynaşmalardan sayılmaz. Bu haktır ve yerinde bir oynaşmadır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Aişe radıyallahu anha ile müsabaka bile yapmıştır. Bir defasında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Aişe radıyallahu anha’yı geçmiş, bir başka seferde ise, Hz. Aişe radıyallahu anha Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemi geçmiştir.

Kendisinden edep terbiye görmeleri için, aile reisi, aile fertleri arasında üzerinde heybet, vakar hali ile bulunmalıdır.

Aile fertlerini terbiye ederken de onlara sertlikle değil rıfk ile muamele etmelidir.

Kadının kocası ile iyi geçinmesi gerektiği gibi, koca da hanımı ile iyi geçinmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ