Renk seçin:


Medine-i Münevvere’nin Üstünlüğü

Medine-i Münevvere’nin Üstünlüğü

Medine-i Münevvere,  430 km kadar daha kuzeyinde Mekke-i Mükerreme’nin, Kâbe’nin olduğu, Arafât’ın olduğu şehirin…

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ın vefat ederek kabrinin yer almış olduğu, defnedildiği ve ismi Yesrib iken değişip Medînetü’r-Rasûl veyahut el-Medînetü’l-Münevvere; Rasûlüllah’ın o mübarek nûruyla pürnûr olmuş olan, nurlanmış olan o şehir mânâsına ismi değişmiş. El-medîne, şehir demek Arapça’da. El-medîne ama, Peygamber Efendimiz’in şehri olduğu için, ulemânın ittifakıyla dünyanın en mübarek yeri… Hatta Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerini geçen gün Mekke-i Mükerreme’de, tam biz Medîne’ye gelecekken âdetâ bize müjde gibi, camide imamlar böyle sayfayı açıp okuyorlar hadis-i şerifleri. Bize o hadis-i şerif geldi ki:

“- Ey hac yolcuları! Siz burayı, Mekke-i Mükerreme’yi bırakıp kalkıp gidiyorsunuz ama, Medine-i Münevvere’nin de kıymetini
bilin!” gibilerden hadis-i şerifler çıktı camide karşımıza. İmam efendi okudu.
Medine-i Münevvere’ye Peygamber Efendimiz özel dua eylemiş. Diyor ki;  (Allàhümme inne ibrâhime abdüke ve halîlüke ve nebiyyüke) “Yâ Rabbî, İbrâhim (a.s) senin kulun idi, halîlin idi ve senin peygamberin idi. (Ve innî abdüke ve nebiyyüke) Ben de senin kulunum ve peygamberinim yâ Rabbi! (Ve innehû deàke li-mekkeh) O Mekke için dua etmişti. Yâni, ‘Mekke’yi emniyetli bir yer kıl ve meyvalarını bereketlendir!’ diye dua etmişti. (Ve innî
ed’ùke li-medîneh) Ben de bu Medine-i Münevvere için dua ediyorum yâ Rabbi!.. (Bi-misli mâ deake li-mekkeh, ve mislehû meahû) Mekke için İbrâhim (a.s) nasıl dua etmişse öyle dua ediyorum, bir de o kadar daha fazlasıyla…” (Müslim)

Yâni, “Yâ Rabbî! Sen İbrâhim Halîlullah’a, sevgili kulun Hazret-i İbrâhim’e vaad edip, onun oğlu İsmâil’e Mekke’yi o Zemzem’iyle, Kâbe-i Müşerrefe’siyle mübarek kıldığın gibi, bereketli kıldığın gibi, çeşit çeşit nimetini oraya yağdırdığın gibi, Medine’yi de bereketli kıl, iki kat bereketli kıl yâ Rabbî!..” diye
dua etmiş. Yâni, Mekke-i Mükerreme’ye nisbetle bereketini, kendisi için Allah tarafından istemiş. İki misli daha bereketli olmasını niyâz eylemiş.

Şerefinin aynı şekilde büyük olmasını, Mekke-i Mükerreme’nin bir haremi olduğu gibi, Medine-i Münevvere’nin de bir haremi olmasını duasında isteyince; Allah’ın sevgili kulu ve elçisi olması dolayısıyla, muhakkak ki Allah-u Teàlâ Hazretleri de o şeyi ihsân
etmiştir.

Onun için, bizim Osmanlı şairlerinden bir zarif zât-ı muhterem diyor ki:

Bende medfundur deyu, eflâke fahreyler i zemîn.

“Rasûlüllah bende defnedilmiş diye, yeryüzü göklere övünür. Bende medfun Rasûlüllah, benim bağrımda diye, yeryüzü göklere iftihar eder.” diyor.

M. Esad Coşan

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ