Renk seçin:


Mirac’ın Hikmetleri

Mirac’ın Hikmetleri

Mi’rac, her mücize gibi önce yüce Allah’ın sonsuz kudretini ispat etmektedir.

Yine mi‘rac, Resül-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.v) bütün varlıkların yaratılış sebebi, efendisi, reisi ve en şereflisi olduğunu yerlerde ve göklerde ilân etmiştir.

Mi’rac, müminlerin iman ettiği gayb âleminin, Peygamberimiz’in (s.a.v) gözüyle görülmesi, tanınması ve müminlere tanıtılmasıdır. İlme’l-yakîn bilinen şeylerin ayne’l-yakîn hale gelmesidir. O ne söylemişse vardır, haktır, hakikattir.

İslâm’ın temelini gayba iman oluşturur. Gayb, yok olan değil, dünya şartlarında görülemeyen varlıklar ve gerçeklerdir. Yüce Allah mi’racla habibi Hz. Muhammed’e izin ve imkan verip gayb âlemini göstermiş, melekleri, âhiret hallerini seyrettirmiş; onun gözünün gördükleriyle müminlerin gönlünü hoş etmiş, imanlarını kuvvetlendirmiştir..

Alemlerin Rabbi yüce Allah mi’rac ile habibi Hz. Muhammed’e (s.a.v) bütün kâinat sarayındaki varlıkları, ibret ve âyetleri gösterdiği gibi aynı zamanda onu da meleklere ve gayb âleminin sakinlerine göstermiştir. Bu onları şereflendirmiş, sevindirmiş ve onların Resülullah Efendimiz’in (s.a.v) saadetli yüzünü görme hasretlerini gidermiştir.

Müfessir İbn Attiye el-Endelüsî’nin (rah) belirttiği gibi, mi’rac, sadece Hz. Peygamber’e (s.a.v) ilâhî âyet ve ibretleri göstermekten ibaret değildir; o aynı zamanda, Resülullah’ın (s.a.v) zâtını kâinata göstermektir.

Büyük müfessir Fahreddin-i Râzî (rah), mi’racın hikmetlerini sayarken şunları söyler:

1. Cennetin mükâfat ve güzellikleri çok büyüktür; cehennemin ateşi ise pek şiddetlidir. Eğer Allah Resulü’ne (s.a.v) bunlar dünyada gösterilmeden ilk olarak âhirette gösterilmiş olsaydı, Resulullah’ın (s.a.v) kalbi cennet nimetlerine yönelebilir, cehennemin dehşetli hallerinden ürkebilirdi. Onları mi’racda gördüğü için, nasıl olduklarını bilmektedir. Artık âhirette onları görmesi kendisinde büyük bir etki yapmaz, kalbi onlarla meşgul olmaz. Böylece âhirette cennet veya cehennemle değil, müminlere şefaatle meşgul olur.

2. Resülullah’ın (s.a.v) mi’rac gecesi peygamberleri ve melekleri müşahedesi, hem kendisinin, hem de onların faydasına olmuştur, bu durum hepsi için mânen bir yükselme sebebidir.

3. Peygamberimiz (s.a.v) mi’racda göklerin, arş ve kürsünün o muazzam hallerini müşahede edince, dünya âleminin ahvali ve korkuları onun gözünde küçüldü. Bu onun kalbini kuvvetlendirdi, böylece Allah yoluna davetinde daha sabırlı ve metanetli oldu. Allah’ın düşmanlarına iltifat etmedi. Onlardan korkmadı.

Bundan şu ortaya çıkar: Allah’ın azamet ve kudretini bizzât müşahede eden bir kimse ile onlardan perdeli olan kimsenin kalp hali bir olmaz. Müşahede sahibi kimse Allah yolundaki cihadda ve diğer hizmetlerdeki zorluklara daha fazla katlanır, daha sabırlı olur.64

Mi’racın bir hikmeti de kulları imtihandır. Böyle durumlarla mümin kâfirden, imanı sağlam olanlar imanı zayıf olandan ayırt edilir. Sadık ile münafık belli olur. Herkesin akıl ve iman seviyeleri ölçülür. Bir ateş yakılır, içine madenler atılır, her biri diğerinden ayrılır. Yüce Allah’ın kullarını imtihanı, bilmediği bir şeyi öğrenmek için değil, kulların halini kendilerine göstermek içindir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ