Renk seçin:


Namazda Kalp Huzurunu Temin Eden Tedbirler

Namazda Kalp Huzurunu Temin Eden Tedbirler

Mü’minin Allah-u Zülcelâl’in büyüklüğünü bilerek anması, O’ndan korkması, O’nun rahmetini anması, kusurlarından dolayı O’ndan utanması lazımdır. Mü’min iman ettikten sonra bu vasıflardan ayrılamaz.

Bu vasıfların kuvvetliliği, kâmil imanın kuvveti nispetinde ise de kişinin namazda bu sıfatlardan ayrılmasının sebebi, düşüncenin dağınıklığı. zihnin başka şeylere bölünmesi, kalbin niyazdan uzak durması. namaz kıldığının farkında olmaması gibi hallerden dolayıdır.
Namazın gafletten uzak bir şekilde devam etmesine engel olan hususlar, kişiye hücum eden bir takım oyalayıcı düşüncelerdir. Kalbin huzurunu bulmasını sağlayan ilaç, bu düşünceleri atmaktır. Def edilmek istenen bir şey ancak sebebi yok etmekle giderilir.

Bunun içindir ki bunları giderebilmek için sebepleri bilmek gereklidir.

Kalbe hücum eden düşüncelerin sebebi ya dünyevi bir husus veya bâtıni bir husustur. Dünyevi husus, kulağa gelen ve göze görünendir. Çünkü kulak ve göz, peşlerinden gidilip cazibelerine kapılacak kadar insanın düşüncelerine etki ederler.

Neticede de duyulan ve görülen şeyler, düşünmeye sebep olur. Ancak namaz için alınan niyetin sağlam olması, bu düşüncelerin organları etkilemesini önler. Zayıf olan kişinin dikkati, bu gibi haller karsısında kesinlikle dağılır.

Bu sebepleri bertaraf etmenin ilacı ise manevi olarak kişiyi meşgul edecek şeyleri kesinlikle göz önünde bulundurmamalıdır. Namaz kılan kimsenin bu hususta, iftitah (başlama) tekbirinden önce ahireti, her şeyi gören Allah-u Zülcelâl’in huzurundaki makamın büyüklüğünü hatırlamak çok büyük bir yardımcıdır. Böylece kalp, namaza başlamadan önce kendisini meşgul edecek şeylerden arınmış olur. Bununla huzuru bulamazsa, hastalığı kökünden koparıp atmaya çalışmalıdır. Bunun yolu da kişinin kendisini kalp huzurundan alıkoyan hususları araştırmasıdır. Kuşkusuz nefis, kişinin önem verdiği şeylere meyleder.

Şunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız ki; insanlar namazdaki huşû ve rükunları tam olarak yerine getirişlerine göre mahşer alanına getirilirler. Bunun için namaza duran kimse hayali olarak, iki kaşının arasına Kâbe’yi, iki ayağının altına da sırat köprüsünü alarak namazını kılmalıdır. Nitekim Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şeyle buyurmuştur:

“Onlar suçlulara sorarlar: ‘Sizi sakar cehennemine atan nedir?’ Suçlular şöyle cevap verirler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir; 40-43)

Allah-u Zülcelal bizleri namazını hakkıyla kılanlardan eylesin. Çünkü nur-u ilahiyi görecek ve Allah-u Zülcelâl’e yaklaşacaklar ve firdevs cennetine varis olacaklar, ancak namaz kılanlardır.

Seyda Muhammed Konyevi Hz. – Temel Esaslar

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ