Renk seçin:


Nefse Muhalefet Etmek

Nefse Muhalefet Etmek

Allah-u Zülcelâl’e kavuşma ve O’nun rızasına giden cennet yolunda yürüyebilmenin çaresi, nefse muhalefet etmektir. Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede;

“Kim, Rabbinin azametinden korkup nefsini heva ve hevese uymaktan menederse; Onların varacağı yer cennettir.” (Naziat; 40-41) buyurmuştur.

Daima nefsin peşinden gitmek, boş konuşmalar yaparak, vaktimizi harcamak çok yanlıştır. Denilmiştir ki; “İpini, heva ve heves eline terk etme. Çünkü bu, seni karanlığa götürür.”

“Nefse muhalefet etmek suretiyle Allah-u Zülcelâl’e ibadet edildiği gibi başka bir şeyle ibadet edilmemiştir.”

Nefse muhalefet etmek, Allah-u Zülcelâl katında çok makbuldür. Çünkü nefis, daima Allah-u Zülcelâl’in emir ve nehiylerinin tersine hareket eder. Ona muhalefet edip Allah-u Zülcelâl’in emir ve nehiylerine sarıldığımız zaman bu hal, Allah-u Zülcelâl’i çok hoşnut eder. Ama kendimizi nefse esir edersek, bizimle bir oyuncak gibi oynayacaktır.

Nefsin Kusurlarını Hatırda Tutmak ve Bu Kusurları Tedavi Etmeye Çalışmak

Nefis çok kötü bir arkadaştır. Ona karşı çok uyanık olmak lazımdır. Nefsin kusurlarını küçük görmemek ve bu kusurları tedavi etmenin yollarını aramak lazımdır. Tabi nefsin kusurlarını tedavi edebilmenin yolu da, o kusurları bilmektir. Nefsin kusurlarını bilmenin dört yolu vardır;

1- Nefsin kusurlarını bilen ve bu kusurları tedavi edebilecek bir doktor bulup, onun verdiği ilaçları kullanmak şarttır. Bunun başka yolu yoktur. Nasıl ki zahiri bir hastalığa yakalandığımız zaman doktora gidip onun vereceği ilaçları kullanmadan iyileşemiyorsak, bu da öyledir.

2- İyi kimselerle arkadaşlık yapmak lazımdır. Çünkü iyi kimselerle arkadaşlık yapıldığı zaman şayet bir hata yaparsak, bizi uyaracaklardır. Ama kötü kimselerle arkadaşlık yaptığımız zaman, daima bizi hata ve günaha götürürler. Onun için Davud-u Tai (k.s)’a; “Niçin insanlarla arkadaşlık yapmıyorsun?” diye sorduklarında şöyle demiştir;

“Benim ayıbımı benden saklayan insanların arkadaşlığını ne yapayım!”

3- Nefsin ayıplarını düşmanlardan öğrenmeye çalışmak lazımdır. Çünkü düşman daima insanın ayıplarını açığa çıkarmaya çalışır.

4- Başka insanların hallerine bakıp onlarda gördüğümüz ayıpları kendimiz yapmamaya çalışmamız lazımdır. İbrahim bin Ethem kuddise sırruhuya; “Bu edebi kimden öğrendin?” diye sormuşlar; O da şöyle cevap vermiş; “Ben bu edebi, başkalarında gördüğüm çirkin hallerden kaçınmakla elde ettim.”

Netice olarak, insan henüz elinde fırsat varken nefsini hesaba çeker, onu, ayıp ve kusurlardan temizlemek suretiyle ıslah ederse, Allah-u Zülcelâl’in razı olduğu kullarının arasına girmeyi hak eder.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ