Renk seçin:


Neye Göre İyi veya Kötüyüz

Neye Göre İyi veya Kötüyüz

Ağrılar, sızılar, kederler izafidir; kıyasla artıp azalırlar. Kıyas ortadan kalktığında, keder dahi bir saadet türü olur. Çektiğimiz acıların büyüklüğü, biraz da acı çekmediğimiz günlerle yaptığımız kıyas yüzündendir.. Kederimizi arttıran, kedersiz zamanlarımızla yaptığımız mukayesedir. Sonradan âmâ olan bir ressamın görmemekten çektiği acıyla, doğuştan gözleri görmeyen birinin çektiği acı, her ikisi de şimdi göremiyor olmalarına rağmen, aynı olabilir mi? Bugünlerdeki acıları doğduğumuz günden beri çekiyor olsaydık, şimdiki mevcudiyetine rağmen belki onu hissedemeyecek, hatta alışarak ondan lezzet almaya başlamış olacaktık. Acımızı arttıran, acıya karşı dayanma gücümüzü azaltan, ıstıraplarımızın ateşini yükselten eski mutluluklarımızla yaptığımız kıyaslardır…

İnsan gerçekten doğru bir kıyas peşindeyse, imkanlarını insanların tümüyle aynı anda mukayese etmelidir. Bütün coğrafyaları ve tarihin tamamını hesaba katmalıdır. Böyle yaparsa refah, mutluluk, sağlık ve huzur bakımından yüzde birlik dilime girdiğini rahatlıkla görebilir. Var olan imkânlarını değil de, elde edemediği olanakları zihninde önceleyerek, kendini acınacak duruma düşürür insan. Yanlış mukayese edilmediği takdirde en çirkin bile güzeldir, en az bile çoktur, en yetersiz bile yeterlidir, en mutsuz sanılan bile mutludur. İnsanı asıl üzen veya sevindiren, ona lezzet veya acı veren şey, yaptığı kıyaslardır. Her güzel, daha güzeline nazar edildiği zaman çirkin, her mutluluk daha büyüğüyle kıyaslandığı zaman mutsuzluk olur. Konfüçyüs der ki, “Kimi mutluluğu yukarıda arar; kimi de aşağıda. Hâlbuki mutluluk insanla aynı hizadarır.

Kıyasın faydalı olabilen bir türü varsa, o da başkalarının kederleriyle olanıdır. İnsan, kendisiyle benzer acılar çekenlerin hallerine bakarak teselli bulur. Hüzünler, başkalarının hüznüyle kıyaslandıkça hafifler.

Bebeğinin ölümü sebebiyle aklını yitiren bir anne, Bilge’ye gelir ve bu sarsıcı durumu atlatamadığını anlatır. Bilge kadına köydeki evleri tek tek dolaşmasını ve ölümü tanımamış her evden bir hardal tohumu getirmesini ister. Kadın sabırla kapı kapı dolaşır ve her evden eli boş döner. Böylece köyde ölümün dokunmadığı tek bir ev dahi olmadığını fark etmiş olur. Tolstoy der ki, “İnsanoğlunun alışamayacağı koşul yoktur; hele de çevresindeki herkesin aynı koşullarda yaşadığını görüp duruyorsa.

Dervişin Teselli Koleksiyonu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ