Renk seçin:


Nur’a Koşan İlk Müslümanlar

Nur’a Koşan İlk Müslümanlar

Peygamberimize, vahyin gelmesinden sonra, ilk iman eden Hz. Hatice radıyallâhu anha validemizdir. Hiç tereddüt etmeden İslâmiyet’i hemen kabul edip ilk Müslüman olma şerefine o kavuştu. Peygamberimizin her sözüne, her emrine, en mükemmel şekilde, itaat etti. Böylece Allah-u Teâlâ’nın katında pek yüksek derecelere kavuştu. Peygamberimiz üzülse inkâr edenlerin alay etmesiyle elem çekse onu teselli eder, kederini giderirdi.
Hz. Hatice’den sonra, yetişkinlerden ilk Müslüman olan, Peygamberimizin yakın arkadaşlarından Hz. Ebu Bekir radıyallâhu anhudur.
Yirmi sene önce bir rüya görmüştü: “Gökten dolunay inip Kabe-i Muazzama’ya gelmiş, parça parça olmuş, parçalardan her biri, Mekke evlerinden biri üzerine düşmüş, sonra bu parçalar bir araya gelerek gökyüzüne yükselmişti. Ebu Bekir’in evine düşen parça ise gökyüzüne yükselmemişti.
Hadiseyi gören Hz. Ebu Bekir, hemen evin kapısını kapamış, sanki bu ay parçasının gitmesine mani olmuştu.” Gördüğü rüyanın tabirini Bahîra’ya sordu. Bahîra: “Sen neredensin?” Dedi. Hz. Ebu Bekir, “Kureyş’denim” diye cevap verince, Bahîra: “Orada bir peygamber çıkacak ve hidayet nuru Mekke’nin her yerine ulaşacak. Sen de ona uyup bahtiyarlar arasında yer alacaksın” dedi. Hz. Ebu Bekir bu cevaba çok hayret etmişti. Bu rüyasını ve tabirlerini,
Peygamberimiz, peygamberliğini açıklayıncaya kadar kimseye söylememişti.
Hz. Ebû Bekir, eskiden beri Efendimizin en yakın dostlarından biri idi. Samimi görüşür ve konuşurlardı. Onda da göze çarpan en mühim vasıf; cahiliye devrinin çirkin âdetleri, kötü ahlâk ve yaşayışlarıyla
fıtratını bozmamış olması, ruh, kalp ve aklını, şirk inancı ile kirletmemiş bulunmasıydı. Tanınmış bir tüccardı. Kavminin ileri gelenleri her zaman fikrinden istifade ederlerdi.
Peygamberimiz, henüz açıktan davete başlamamıştı. Fakat yine de davası kulaktan kulağa yayılmış ve Kureyşin ileri gelenleri tarafından duyulmuştu. Hz. Ebû Bekir, Yemen tarafına yaptığı bir seyahatten henüz dönmüştü. Başta Ebu Cehil, Ukbe bin Ebi Muayt ve bazı Kureyş ileri gelenleri kendisine: “Hoş geldin” demek için
evine vardılar. Hz. Ebu Bekir: “Ben Mekke’de yokken neler olup bitti? Önemli bir haber var mı?” diye sordu. Onlar: “Ey Ebu Bekir! Büyük iş var. Ebu Talib’in yetimi Muhammed, peygamberlik iddiasına
kalkıştı. Biz de senin Yemen’den dönüşüne kadar beklemeyi uygun bulduk. Artık, sen o dostuna git, ne edeceksen et” dediler.
Hz. Ebu Bekir, derhal Peygamberimizin evine vardı: “Ya Eba’l-Kasım! Peygamberlik iddiasında bulunduğun, kavminden ayrıldığın doğru mu?” Diye sordu. Peygamberimiz, küçük yaşlarından
beri beraber oldukları Hz. Ebu Bekir’in bu sözlerine önce tebessüm buyurdu. Sonra da: “Ya Ebâ Bekir! Ben sana ve bütün insanlara gönderilmiş Allah’ın Resûlüyüm. İnsanları bir tek olan Allah’a davet ediyorum. Sen de şehâdet getir” dedi. Hz. Ebu Bekir radıyallâhu anhu hiçbir tereddüt emaresi göstermeden, derhal kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.
İslâm’a davet karşısında en ufak bir tereddüt göstermeyişini, Peygamberimiz onun için bir fazilet sayarak şöyle buyurmuştur:
“Ebu Bekir’den başka imana davet ettiğim herkes bir duraklama, bir tereddüt, bir şaşkınlık geçirdi. Fakat o, kendisine İslâm’ı anlattığım zaman ne durakladı ve ne de tereddüt etti.” (Tirmizî, Siret-i İbn Hişam)
Hz. Ali radıyallâhu anhunun Müslüman oluşu şöyle anlatılır; Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem, bir gün Hz. Hatice validemizle namaz kılarlarken, Hz. Ali onları gördü. O zaman on yaşında
idi. Namazdan sonra: “Bu nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem, “Bu, Allah-u Teâlâ’nın dinidir. Seni bu dine davet ederim. Allah-u Teâlâ birdir, ortağı yoktur. Seni, bir olan, eşi, ortağı bulunmayan Allah’a imana davet ediyorum.” buyurdu. Hz. Ali: “Önce babama danışayım” dedi.
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem ona: “İslam’a gelmezsen, bu sırrı kimseye söyleme!” Buyurdu. Hz. Ali ertesi sabah, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemin huzuruna gelerek: “Ya Resûlellah! Bana İslâm’ı öğret” dedi ve Müslüman oldu. Hz. Ali, Müslüman olanların üçüncüsüdür.
Zeyd bin Harise de ilk iman edenlerdendir. O; Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ali’den sonra, dördüncü kişi olarak ve azad olmuş köleler içinde ilk Müslüman olmakla şereflendi. Kendisiyle beraber, hanımı Ümmü Eymen de Müslüman olmuştu. Köleler içinde ise ilk Bilal-i Habeşi radıyallâhu anhu Müslüman olmuştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ