Renk seçin:


ÖLÜM ACISI

ÖLÜM ACISI

ÖLÜM ACISI

Allah-u Zülcelâl, Hz. Musa (aleyhisselam)’ın ruhunu kabzettiği vakit ona: “Ölüm acısını nasıl buldun?” diye sorduğunda Musa (as) şöyle cevap verdi: “Tavada kaynatılan kuş gibi; uçamaz ki kurtulsun, ölemez ki rahat etsin.” Başka bir rivayette ise; “Canlı canlı kasabın elinde derisi yüzülen koyun gibi.” Demiştir.

Şöyle denilmiştir: “İyilerin ruhu hamurdan kıl çekmek gibi, kötülerin ruhu ise diken ağacından tülbent gibi çekilir.” Birinci olayda ruh yara almaz. İkinci olayda ise yara alır ve delik deşik olmuş bir hale gelir. Aldığı bu yaralar, kabir hayatı boyunca da ona azap çektirirler.

Ruhu çekilmekte olan bir adam duyduğu acıyı şöyle tarif etmiştir: “Gökler üstüme çökmüştür. Vücudum iğne deliğinden geçiyor gibi.” Yine, Ka’b şöyle demiştir: “Ruhun çekilmesi olayında sanki her tarafı dikenli bir çubuk hastanın ağzından içine sokulur ve dikenli dallar onun damarlarına yayılırlar. Daha sonra da kuvvetli bir adam bu çubuğu çekip çıkarır.”

Ruhun çekilmesi sırasında ölüm meleği de görülür. Bu melek, ölenin itikat ve amellerine göre değişik surette gelir. Rivayete göre İbrahim (aleyhisselam), ölüm meleğine; “Bana kötü insanların ruhunu aldığın surette görün.” Dedi. Melek: “Sen bu sureti görmeye dayanamazsın.” Dedi ise de İbrahim (as) ısrar ederek: “Dayanırım.” Dedi. Azrail (as); “Yönünü dön.” buyurdu.

İbrahim (aleyhisselam) döndü ve Azrail (as)’ı görünce, onu kapkara, saçı sakalı karışmış, pis pis kokar, siyah elbiseli, ağız ve burun deliklerinden ateş ve dumanlar fışkırır vaziyette gördü. Buna dayanamayarak düşüp bayıldı.

Ayılınca, Azrail (as)’ı eski suretinde gördü ve ona: “Bir günahkâra, senin suratını görmek yeter. Başka bir azap ile karşılaşmasa da senin o suratın azap bakımından onun için yeterlidir.” dedi. İbrahim (as) bu sefer: “Bana iyilerin ruhlarını aldığın surette görün.” Dedi ve meleği güzel bir surette görünce de: “İyiler için mükâfat olarak seni bu surette görmeleri yeterlidir.” Demiştir. İşte, asilerin karşılaşacağı ve itaat edenlerin kurtuldukları zorluklar bunlardır. Allah-u Zülcelâl’e itaat edenler Azrail (aleyhisselam)’ı en güzel surette görürler.

Amel defterlerinin kapatıldığı son anda, ölenin amelini yazan iki melek de ona görünürler. Ölen iyi kimse ise melekler ona: “Allah-u Zülcelâl seni hayırla mükâfatlandırsın. Sen bizi salih ameller yazmakla meşgul ve mutlu ettin.” Derler. O kötü kimse ise melekler ona: “Allah-u Zülcelâl seni şerle cezalandırsın. Sen bizi kötü şeyler ve günahlar yazmakla meşgul ve mutsuz ettin.” Derler.

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Biriniz nimet ve azap göreceğini öğrenmedikçe ve cennet ya da cehennemdeki yerini seyretmedikçe ölmez.” (İbn Ebi’d-Dünya)

Bir kimsenin kendisini ölüm sekeratından selametli bir şekilde muhafaza edebilmesi için o vakit gelip çatmadan önce, Allah-u Zülcelâl’in emir ve nehiylerini yerine getirmeye gayret ederse, inşaallah rahat ve güzel bir şekilde bu dünyadan ayrılır.

Nitekim Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “O kimseler ki, melekler onların ruhunu rahat ve hoş bir şekilde alırlar.” (Nahl; 32) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: “Müminin rahatlığı, ancak Allah-u Teâlâ’ya mülaki (kavuşacağı) olacağı zamandır.” Demek ki, müminin emin olduğu, neşeli ve en sevinçli günü, öldüğü günüdür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ