Renk seçin:


Ömür bir sermayedir

Ömür bir sermayedir

Allah’tan korkmak lazım, başka hiçbir şeyden korkmamak lazım…

Eğer insan aklıyla düşünürse Allah’tan başka hiçbir şeyi seçmemesi lazım. Çünkü dünya ve ahirette kurtuluşumuz Allah’ın elindedir. O’nun için Allah’ı seçmemiz lazım. Bunu akıl bize mecbur ediyor, düşünmemiz lazım. Eğer biz akli dengesi bozuk, deli olsaydık, Allah akıl vermediği kişileri sorumlu tutmuyor. Ama akıl verdiği kişileri sorumlu tutuyor. Öyleyse düşünmemiz lazımdır. Şimdi düşünelim, bugün geçti değil mi? Sabah kalktık, işte akşam oldu; bugün geçti. Bir daha gelecek mi bugün? Gelmeyecek. Ömrümüzden bir gün gitti mi? Gitti. Ömrümüz bir sermayedir.

Misal olarak, diyelim ki elindeki parayı ateşe attın, para yandı. Sen elini o ateşe sokuyorsun, paran senin elini yakıyor. Ömrümüz de böyledir. Onun içinde günah yapmışsak o sermaye bizi yakacak.

Ömrümüzün her günü bir sandık gibi önümüze gelecek ahirette. O sandığı açacağız, onun içinde güzel amel varsa amel-i salih yapmışsak, o sandıktaki nur şarkı ve garbı aydınlatacak. Eğer cehennem ehli o sandıktan çıkan nura bakarlarsa onların azapları hafifleyecek. O nur o kadar güzeldir.

Her günün ameli bir sandık olarak önümüze gelecek. Allah’ın dini için bir şey yapmışsak, ameli salih zikir yapmışsak o sandık nurla dolacak. Cehennem ehlinin azabını bile hafifletecek. Neuzubillah eğer o sandık günahla doluysa pis bir koku, bir zulmet ondan yayılacak. Cennet ehli o sandıktan çıkan zulmete baktıkları zaman cennet nimetlerinden vazgeçecekler.

O kadar günlerimiz kıymetlidir. O biten, geçici olan neye yarıyor? Ama amel-i salih Allah’ın yanında kıymetlidir, bakidir. Allah sana verirse ebedül ebed, baki olarak onunla yaşayacaksın; kötü olursa kötü, iyi olursa da iyi yaşayacaksın. Ben yetmiş yıldan fazladır yaşıyorum vallahi sanki daha dünyaya gelmemişim. “Niye ben aklımı çalıştırmayayım, bu kalan ömrüm de öyledir. O zaman ben her şeyde Rabbimi seçeceğim, O’nun rızasını kazanmakla uğraşıp bunun için ruhumu, canımı feda edeceğim.” demek lazımdır.

Şeytan, nefis, dünya bizimle oynadığı zaman hemen tevbe etmeliyiz. “Ya Rabbi ben seni istiyorum.” dememiz lazım. Ama bu neyle oluyor? Amel-i salihle. Ne kadar yaparsak hem dünya, hem şeytan, hem nefs, hepsi esir olacaklar inşallah. Her ne yapıyorsak Allah rızası için yapalım, niyetimiz hep Allah rızası olsun.

Allah-u Zülcelâl’in rızasını kazanmayı, amel-i salih yapmayı tehir etmemek gerekiyor. Amel i salih Allah’ın rızasına kavuşturuyor, Allah’a yakın ediyor. Hiçbir zaman amel-i salihi ufak görmeyelim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Adamın biri yolda yürürken, yol üstünde gördüğü bir diken dalını kaldırıp bir kenara attığı için, Allah onu mükâfatlandırdı ve onu bağışladı.”(Buharî)

Hz. Peygamber aleyhisselam, bu adamı bu amelinden dolayı cennette dolaşırken gördüğünü söylemiştir. Sanki önemli bir şey değil gibi görünüyor, bizim için çok ufak değersiz bir şey gibi. Allah rızası için yapılan her şey onun katında çok makbul oluyor. Elimizden geldiği kadar hep Allah için amel yapalım. Dünyada amel-i salih için ne kadar eziyet görürsek de yine de sonunun bizim için menfaatli olduğunu bilelim.

Seyda Muhammed Konyevi Hz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ