Renk seçin:


Peygamberlikten Önce İnsanlığın Durumu

Peygamberlikten Önce İnsanlığın Durumu

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem dünyaya teşrif etmeden önce, her yerde zulüm, fuhuş, kızları diri diri toprağa gömme, kadınların pazarda satılması gibi bütün kötülükler mevcuttu. İnsanlara karşı bir şefkat ve merhamet yoktu. Fakat Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemin dünyayı şereflendirmesiyle beraber, bir çok şey değişti. O gelince zulüm, fuhuş gibi kötülüklerin yerini İslam ahlakı aldı.

Nitekim Allah-u Zülcelâl bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
“And olsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Al-i İmran; 164)

Görüldüğü gibi, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellemin dünyaya gelişi, insanlık tarihi için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Zira, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem, kendinden önceki Peygamberlerin yaptığı gibi Allah’ın emriyle insanlara, Allah’a, içinde yaşadıkları canlı ve cansız çevreye ve kendi nefislerine karşı yerine getirmeleri gereken sorumlulukları tebliğ etmiş, anlatmış, öğretmiş ve uygulamalı olarak göstermiştir. Bu sayede, bunalım ve karanlık içerisinde olan insanlık derin bir nefes almış, aydınlığa kavuşmuştur.

İşte, böyle bir dönemde henüz Müslüman olmayan Hz. Ömer, yaşadığı bir vakayı Müslüman olduktan sonra şöyle anlatıyor;

“Hayatımda iki şey vardır ki; Müslüman olduktan sonra bunlardan biri beni ağlatıyor, diğeri ise güldürüyor. Bir gün, sevimli bir yaştaki kız çocuğumu kıra götürdüm. Onu diri diri gömeceğim çukuru açarken, üzerime toz toprak bulaşmıştı. Kızım gelip babacığım üzerin kirlenmiş deyip temizlemeye çalışıyordu.
“Zavallı, bilmiyordu ki biraz sonra onu o kuyuya atacaktım. Sonra elini ayağını bağlayıp diri diri o kuyuya atarken, ‘babacığım babacığım!’ diyen o çocuğun çığlıklarına ve feryatlarına kulak tıkayarak, üzerine toprak attığım o günleri hatırlıyor ve küfrün insanı ne kadar vahşi hale getirdiğini düşünüp ağlıyorum. Diğeri ise helvadan put yapıyorduk, acıkınca da o putu yiyorduk. Müslüman olduktan sonra, bu hal hatırıma geliyor ve kendimi gülmekten alamıyorum.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ