Renk seçin:


Sahabenin İman Kuvveti

Sahabenin İman Kuvveti

EN KUVVETLİ ZEMİN

Cenâb-ı Hak, Fahr-i Kâinat -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e kırk sene yüksek ahlâkı tahsil ettirdi. Efendimiz de, ilâhî terbiye ve sıyânet altında muhteşem bir ahlâk yaşadı ve sergiledi. Kırkıncı sene, o yüksek ahlâkın üzerine;

اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَ

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (el-Alak, 1) emriyle akāid inşâ edildi. Îman ve tevhid inşâsı başladı. Zeminde muhteşem bir ahlâk; onun üzerine tavizsiz, sapasağlam ve müstakîm bir îtikad…

Akāidin sağlam bir şekilde yaşanması, dînin en zor hakikatidir. Tevhidi tavizsiz bir şekilde yaşamak ve korumak, dinde en mühim ve en zor meseledir.

Rasûlullah Efendimiz Mekke’de 13 sene boyunca, ashâbını akāid ve tevhid üzere yetiştirdi. Bu meşakkatlerle dolu yıllarda; alay, hakaret, işkence, zulüm, açlık ve muhasara gibi nice imtihanlarla îmanları test edildi.

Ancak kalpteki îmânın bütün bu imtihanlara göğüs gerecek bir kıvâma ulaşmasından sonra hicret gerçekleşti. Medîne-i Münevvere’de ibâdet ve ahkâm da bu kuvvetli zemin üzerine inşâ edildi.

Muhâcirlerin kalbinde îman o kadar kuvvetlenmişti ki, Bedir Harbi’ne kadar yapılan seriyyelere katılanlar tamamen onlardandı. Ensar henüz o kıvamda değildi. Nitekim Bedir’e doğru gidilirken Allah Rasûlü -sallallâhu aleyhi ve sellem- ensardan üç kere bey‘at aldı. Onların kuvve-i mâneviyesini takviye etti.

Bu bey‘at ve istişâreler içinde muhâcirlerden Mikdâd bin Esved –radıyallâhu anh-; bütün ashâbı cihâda teşvik etmek için ayağa kalkarak şu konuşmayı yaptı:

TAM TESLÎMİYET

“–Yâ Rasûlâllah! Ne ile emrolunduysan onu yap, biz Sen’inle beraberiz. Allâh’a yemin ederim ki, biz Sana İsrâiloğulları’nın Musa –aleyhisselâm-’a dediği gibi demeyiz. Onlar Hazret-i Musa’ya;

“…Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız.” (el-Mâide, 24) demişlerdi.

Sen’i hak peygamber olarak gönderen Allâh’a yemin ederim ki, şayet Sen bizi (çok uzak bir mevki olan) Birkü’l-Gımâd’a kadar yürütsen, Sen’inle birlikte olduktan sonra daha fazla güçlüğe bile katlanırız. Sen’in sağında, solunda, önünde ve ardında düşman ile sonuna kadar çarpışmaya her an hazırız!..” (Buhârî, Meğâzî, 4, Tefsîr, 5/4; Vâkıdî, I, 48)

Hazret-i Mikdâd’ın bu girizgâhının ardından ensardan Sa‘d bin Muâz –radıyallâhu anh– da ayağa kalktı ve şöyle dedi:

“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Bizler Sana inandık, Sen’i tasdîk ettik. Getirdiğin Kur’ân ve Sünnet’in hak olduğuna şahâdet ettik. Bu yolda her sözünü dinlemek ve itaat etmek üzere Sana kesin söz de verdik!

Yâ Rasûlâllah! Nasıl dilersen öyle yap! Sen’i hak peygamber olarak gönderen Allâh’a yemin ederim ki, Sen bize şu denizi gösterip içine dalsan, Sen’inle birlikte biz de dalarız, içimizden hiç kimse de geri kalmaz! Sen’in, yarın bizi düşmanımızla karşı karşıya getirmenden de hoşnutsuzluk duymayız. Savaşta sabır ve sebat göstermek; düşmanla karşılaşınca da sadâkatten ayrılmamak, bizim şiârımızdır. Umulur ki Allah, Sana bizden, gözünü aydın edecek şeyler gösterecektir! Haydi yâ Rasûlâllah, bizi Allâh’ın bereketine doğru yürüt!”

Bu sadâkat ve teslîmiyet dolu sözler üzerine Allah Rasûlü’nün mübârek sîmâları tebessümle doldu, hayır duâ etti ve zaferle müjdeledi. (Müslim, Cihâd, 83; Vâkıdî, I, 48-49; İbn-i Hişâm, II, 253-254)

Akāidin muhkem hâle gelmesinin ehemmiyetini, Cenâb-ı -Hak, Kur’ân-ı Kerim’de Hazret-i Musa’ya îmân eden sihirbazların kıssasıyla gösterdi. Onlar îmanları sebebiyle firavun tarafından hunharca katledilmekle tehdit edilmiş, en ufak bir taviz göstermeden metânetle şehâdete yürümüşlerdi.

Kavmine hakkı ve hakikati ifade ettiği için katledilen ve şehâdete seve seve yürüyen Habîb-i Neccâr da tevhidi muhafazanın Kur’ânî bir misâli oldu.

Îmanları uğruna ateşlere atılan Ashâb-ı Uhdûd da ashâb-ı kirâma ve bize misal oldu.

İşte muhâcirler de 13 yıl bu mücadeleyi yaşadılar. Nice zulümlere bu îmanla tahammül ettiler. Onların istinâd ettiği en büyük kuvve-i mâneviye, onları gece-gündüz nurlandıran Allah Rasûlü’nün muhteşem ahlâkı ve dâvâsına olan muazzam îmânı idi.

(Osman Nuri Topbaş Hocaefendi k.s.)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ