Renk seçin:


Şu An Ölmeye Hazır Mıyız?

Şu An Ölmeye Hazır Mıyız?

Ölebileceğinizi düşünün…!!
Peki, hesap vermeye hazır mısınız..?
Yaptığınız ameller, kurtarıcı olabilecek mi..?
Yarım yamalak, son dakikada kılınan namazlar şahitlik eder mi hakkınızda..?
Günlük telaşın içinde sıkışıp kalan kulluk vazifesi tamamlandı mı..?
Gördüğünüz ölümler size bunları hatırlattı mı hiç..?

İnsanoğlu bir türlü inanmak istemez ve yaşı ne olursa olsun başta kendine ölümü yakıştıramaz. Ne de olsa bir düzeni vardır. Acı-tatlı olsa da, yaşamak, dünyada var olmak güzeldir. Oysa ölüm, tarih kadar eski ve hayat kadar gerçek.
Gün gelir, bir yakınının ya da dostunun vefatını öğrenir. Bir an ‘nasıl olur?’ sorusunu yine sorar. Sarsılır ilk duymanın verdiği etkiyle. Bir-iki damla gözyaşı ve ‘İyi insandı vesselam’ nidaları gelir, haklar helal edilir. Ölüm geldiği anda bıçak gibi keser hayatı ve kapıldığımız gerçekliği…

Ama ne var ki modern insan, ölümün ilk şaşkınlığını üzerinden atar atmaz, ölenin cesedi bile soğumadan hayat yarışına kaldığı yerden devam eder. Kimisi kabristandan daha ayrılmadan yarım kalan işlerini düşünür, kimisi de dönüş yolunda nerede yemek yiyeceğini… Anlayacağınız insanoğlunun muhasebesi cenazeyi defnedip, o yakını ebedi yolculuğuna uğurlayana kadardır.

Zira Peygamberimiz, (sas) “Lezzetleri yıkan, eğlencelere son veren ölümü çok hatırlayınız.” buyuruyor.

Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan, Müslümanı, “Dünya hayatı sadece bir oyun, bir eğlence, bir süs, aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir.” diyerek eğitiyor. “Her nefis ölümü tadıcıdır.” (Âl-i İmran/185) diyor.

Kısacası Müslüman ve dünya hiçbir zaman bütünleşmiyor. Allah Rasulü’nün Abdullah İbn Ömer’e yaptığı şu tavsiyeler bize dünyadaki rotamızı çiziyor:

“Dünyada garip veya yolcu imiş gibi yaşa. Akşama ulaştığında sabahı bekleme. Sabaha ulaştığında da akşamı bekleme. Hastalığın için sıhhatinden ve ölümün için hayatından istifade et. Vaktini boşa geçirme.” (Buhârî, Rikak, 3)

Önemli olan daha hayattayken ölümü kendi dünyamızda yaşamak …!! Mesela ‘Şu an vefat etsem hesap vermeye hazır mıyım? Amellerim beni kurtarabilecek mi? Namazlarım tam mı? Kulluk vazifemi yerine getirebildim mi?’ gibi soruları daha hayattayken kendimize sormalıyız…

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ