Renk seçin:


Tam Manasıyla Haya

Tam Manasıyla Haya

Ebu Hureyre (radıyallahu anhu)’den rivayet edildiğine göre; ‘

Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Allah Teâlâ’dan hakkıyla (gereği gibi) haya ediniz.” Ashab-ı Kiram:

“Allah Teâlâ’ya hamd olsun. Elbet biz Allah Teâlâ’dan hakkıyla haya ediyoruz.” dediler. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

-Hayır (Maksadımı anlamadınız). Gerçekten gereği gibi Allah’tan haya eden kişi başını ve onun ihtiva ettiği (göz, kulak, ağız ve dil gibi) uzuvlarını, karnını ve onun ihtiva ettiği (avretini) haramdan korusun. Ölüm ve çürümeyi hatırlasın. Bir de âhiret hayatını arzulayan, dünya hayatının (haram olan) ziynetini terk etmelidir. İşte kim bunları yaparsa Allah Teâlâ’dan hakkıyla haya etmiş olur.” (Tirmizi) buyurdular.

Bu hadis-i şerifte elimizden tutup bizi şeref ve saadet yüceliklerine çıkaracak, hayatımızda bir kandil olup yolumuzu aydınlatacak olan rahmet ve hidayet peygamberinin irşad buyurduğu iman meşalelerinden bir meşale, peygamberlik nurundan bir demet nur vardır. Haya ve ahlâkını kaybetmiş, fazilet ve meziyetlerden soyulmuş insanda hiç bir hayır ve iyilik aranmaz.

Milletler ahlâklarıyla yücelir, toplumlar edepleriyle ölçülüp değerlendirilîrler. Edep ve ahlâktan mahrum olan kişide hayır yoktur. Arap şairi şöyle demiştir:

“Gecelerin akıbetinden korkmayıp utanmıyorsan dilediğini yap. Allah’a yemin olsun ki haya gittikten sonra ne dünyada ne de yaşamakta hayır vardır.

Kabuk ve koruyucu olduğu sürece ağaç sağlıklı yaşadığı gibi, kişi de edep ve haya ile yaşadığı sürece hayırla yaşayacaktır.”

Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hadis-i şerifte ashabını kâmil mü’minin sıfatlarından olan haya ve güzel ahlâk ile ahlâklanmaya davet ederek onları sahibini doğru yoldan sapmaktan koruyup sapıklık ve batıla kayma tehlikesinden uzak tutan (Allah’ın sevip kulları için arzu ettiği) hayanın hakiki manasına irşad etmektedir. İşte Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Allah Teâlâ’dan gereği gibi haya edin.” buyurmuştur. Bundan maksat insanların örf ve adet haline getirdiği şeklen ahlâklı bir durum ve sadece hayırlı bir görünüm sergilemek değil, mü’min’in iman cevherinden doğan hayanın hakiki manasını bilmesidir.

Gerçek haya, sahibini olgunluk tarafına doğru yüceltip insanların birçoğunun daldırdığı isyan bataklıklarından alıkoyan yüce bir haslettir. Bunun için Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ince manaya işaret ederek şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ’dan gereği gibi haya edip utanan kişi, başı ve başın ihtiva ettiği diğer uzuvları, karnı ve karnın ihtiva ettiği diğer uzuvları haramdan korusun. Ölümü ve çürümeyi hatırlasın.”

Evet! İslâm peygamberinin davet ettiği hakiki haya işte budur. Gerçek haya insanın tüm organlarını, özellikle gözünü, kulağını ve lisanını koruması, ahlâk dışı ve çirkin sözlere kulak vermemesi, haram ve şehevi şeylere bakmaması, çirkin ve kötü sözler söylememesidir. Aynı şekilde karnını da koruyup içine haram lokma sokmaması, avret uzvunu ve namusunu koruyup fuhuş yapmaması ve başkasının namus ve şerefini kirletmemesidir. Yine ellerini, ayaklarını, vesair uzuvlarını koruyup pis ve haram olan şeye yürümemesi, yalan şahitliği yapmaması, isyan ve günah işlenen meclislere katılmaması ve hiç kimseye zulüm ve haksızlık etmemesidir. İşte insan bu şekilde hayanın hakikatına bürünüp peygamberin sahip olduğu temiz ve güzel ahlâk ile ahlâklanmış olur.

Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İlk Peygamberlik sözünden insanların idrak ettiği şeylerden biri de şudur: Utanmadığın zaman dilediğini ” yap.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ