Renk seçin:


Veda Hutbesi…

Veda Hutbesi…

Bu hutbede, eşitlik ilkeleri bildirilmiş, gerçek anlamda huzur ve mutluluğun ‎temelleri atılmıştır. O zaman, sesi uzaklara ulaştıracak hoparlör gibi bir alet ‎olmadığından, Peygamberimizin söylediği her cümle, bir başkası tarafından yüksek ‎sesle tekrar ediliyor, bütün cemaate anında duyuruluyordu. ‎

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin tarihi veda hutbesinden bölümler ‎şöyledir: ‎

EY INSANLAR! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra ‎sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğim. ‎

EY INSANLAR! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl ‎mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, ‎mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur. ‎

ASHABIM! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden ‎muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de ‎birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ‎bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi ‎anlayarak muhafaza etmiş olur. ‎

ASHABIM! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi ‎kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne ‎zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. ‎Cahiliyetten kalan bu çirkin adetin her türlüsü ayağımın altındadır. ‎

ASHABIM! Cahiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. ‎

EY INSANLAR! Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve ‎hakimiyetini kurmak gücünü ebedi surette kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım ‎şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun ‎edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız. ‎

EY INSANLAR! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan ‎korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız; onların ‎namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar ‎üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar ‎üzerindeki hakkınız, onların aile yuvasını, sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye ‎çiğnetmemeleridir. ‎

EY MÜ’MINLER! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç ‎şaşırmazsınız. O emanet Allah’ın kitabı Kur’an’dır. ‎

EY MÜ’MINLER! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman Müslüman’ın ‎kardeşidir, böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi ‎bir hakka tecavüz başkasına helâl değildir. Meğerki gönül hoşluğu ile kendisi ‎vermiş olsun. ‎

EY ASHABIM! Kendinize de zulmetmeyiniz. Kendinizin de üzerinizde hakkı ‎vardır. ‎

EY INSANLAR! Allah-u Teala, her hak sahibine hakkını (Kuran’da) vermiştir. ‎

EY INSANLAR! Rabbiniz birdir. Babanız birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. ‎Adem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O’na en çok saygı ‎göstereninizdir. Arabın Arap olmayana Allah saygısı ölçüsünden başka bir ‎üstünlüğü yoktur. ‎

EY INSANLAR! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?‎

‎”Allah’ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte ‎bulundun, diye şehadet ederiz.” Bunun üzerine Resul-ü Ekrem mübarek şahadet ‎parmağını göğe doğru kaldırarak, sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle ‎buyurdu:‎

‎”Şahid ol ya Rab. Şahid ol ya Rab. Şahid ol ya Rab. (Müslim, 2; 890; Ebû Dâvûd, ‎‎1; 442)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ