Renk seçin:


Yalnız Allah’tan Yardım İsteyelim

Yalnız Allah’tan Yardım İsteyelim

İnsan olarak vazifemiz, Allah-u Zülcelâl’i tanımaktır. İnsanın görevi nedir? Her insanın Allah-u Zülcelâl’in insanlara karşı muamelesini, Kudret’inin ve Azamet’inin ne kadar büyük olduğunu bilmesi lazımdır. Allah-u Zülcelâl bu konuda bir ayet-i kerimede şöyle buyuruyor.Dikkat edelim, Allah ne diyor bize, biz neyiz Allah’ın bize karşı durumu nedir bunu bilmek lazımdır. Buyuruyor ki: “Eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu Allah’tan başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da onun ihsanını geri çevirecek yoktur. Allah, ihsan ve fazlını kullarından dilediğine nasip eder. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.” (Yunus; 107) Demek başımıza ne gelirse gelsin, O’ndan geliyor, böyle bilmek lazım. Musibet olsun, hayır olsun, nimet olsun, ne olursa olsun hep Allah’tan olduğunu bilmemiz lazımdır.

Başımıza bir sıkıntı geldiği zaman da ancak O azze ve celle def edebilir, bizi bundan kurtarabilir, O’ndan başka kimse bir şey yapamaz. Eğer bir kişi zahiri olarak bakıyor ki bir şahıs o zararı senden def ediyor. Aslında ona bu işi Allah yaptırıyor gene. Allah-u Zülcelâl onun elini kolunu vücudunu hareket ettirecek kuvveti veriyor. O zararı bizden onun vasıtasıyla yine Allah-u Zülcelâl def ediyor.

Allah-u Zülcelâl bir kimseye hayır vermeyi irade ettiği zaman da bütün dünya bir araya gelip o hayra engel olmak istese yine mani olamazlar. Allah yine verir onu. İşte Allah-u Zülcelâl’in böyle kaderimize hükmettiğini bilmemiz lazımdır. Öyle bilirsek devamlı O’nun ibadetini yapmak, günahlardan kendimizi muhafaza etmekle uğraşırız o zaman. Ama sanki dünyada işler kendi kendine oluyor yahut da: “Bu insan bunu yaptı.” diye düşünerek Allah’tan gafil olmak çok yanlıştır. Her şeyin Allah’tan geldiğini bilmemiz lazımdır.

Bazı evliyalar uyku ile uyanıklık arasındayken kendilerine bir ilham gelmiş. Allah azze ve celle tarafından nida gelmiş ve denilmiş ki: “Sana bir musibet geldiğinde Ben’den başka kimseyi görme. Bir ihtiyacın olduğunda onu Ben’den başkasına iletme!” Yoksa edepsizlik oluyor. Allah-u Zülcelâl diyor ki: “Eğer Benden başkasını kudret sahibi görürsen, başkasından medet beklersen ben o musibeti kat kat yapacağım.” Neuzubillah.

Demek ki o musibeti, o belayı, o sıkıntıyı Allah’tan gelen bir imtihan bilmek lazım. Ancak Allah’ın onu def etmeye kudreti vardır. Eğer bir insanı devreye koysan da yine: “Fail-i hakiki Allah’tır.” diyeceksin. Asıl irade eden ve yapan Allah’tır diye inanacaksın. O kişinin fiili, kudreti mecazîdir, o fiili asıl yaratan Allah’tır, azze ve celle. Allah-u Zülcelâl’i böyle bilelim. Allah’ın hakiki kulları böyle söylüyor.

Eğer Allah’ın hakiki fail olduğunu bilirsek ona âşık olacağız, her şeyimizi O’ndan isteyeceğiz, daha fazla ibadet yapacağız, kendimizi daha fazla günahlardan muhafaza edeceğiz. Şayet bir günah yaparsak hemen özür dileyeceğiz, tevbe edeceğiz. İşte Allah’ın kudretini bilmek bunlara sebep olacak.

Dünyanın görünüşüne bakıp asıl hakiki failin Allah olduğundan gafil kalmak zarar oluyor bize. Allah-u Zülcelâl bir kulunun başına bir musibet verdiği zaman o kul başkasına dert yanarsa şöyle diyor: “Ey kulum! Neden Ben’den gelen sıkıntıyı, Ben’den başkasına şikâyet ediyorsun? Hâlbuki Ben o derdi sana, Bana yönelip yalvarman için verdim. Senin sesini duymak için. Bana yalvar, Ben’den iste!” Allah-u Zülcelâl o musibeti, o sıkıntıyı, kula verdiği zaman böyle bekliyor; yalnız O’na yönelmemizi istiyor. Eğer biz, kendi halimiz, kendi sıfatımız ne ise onunla Allah-u Zülcelâl’e kendimizi gösterirsek Allah-u Zülcelâl de Kendi sıfatlarıyla, Kudret ve Azamet’iyle muamele edecektir.

Yani biz kendi halimizle, zayıflığımızla, fakirliğimizle, muhtaçlığımızla kendimizi O’nun huzuruna koyarsak, Allah-u Zülcelâl’in yardımcı olduğunu göreceğiz. O zaman bizim fakirliğimizi zenginliğe çevirecek, acizliğimizi kudrete çevirecek, zelil hor hakir olmamızı izzete, üstünlüğe çevirecek. Çünkü sen bu muhtaçlık sıfatını kabul edersen Allah-u Zülcelâl sana yardımıyla gelecek. Şimdi biz bundan ders çıkaralım: Demek ki Allah-u Zülcelâl ne istiyor? Devamlı Allah’a yalvarmamızı istiyor. İlk önce dinimiz için, imanımız için, Allah’ın rızasını kazanmamamız için Allah-u Zülcelâl’in muhabbetini kazanmamız için Allah’a yalvaralım. Muhtaç olarak: “Allah’tan başka kimse bize yardım edemez.” diye inanarak Allah’a yalvaralım.

Seyda Muhammed Konyevi Hz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ