Renk seçin:


Zarar Ziyan

Zarar Ziyan

Birçok dua ettik hayır mı şer mi bilmeden…

Üstüne üstlük onlarca hayal kurduk. Bazen bir ezginin tam ortasında, bazense özlemini duyduğumuz bakışlarda, aslında hep biraz fazlasını istedik, elimizdekilerin kıymetini bilmek yerine daha iyisini sandığımız yeni şeyleri keşfetmek istedik sürekli…

Zengin olmak istedik, iyi arabalara binmek, iyi evlerde oturmak, iyi eşyalar kullanmak, sorunsuz ve en son çıkan her şeyi istedik.

Belki de bunları isterken de üstümüze diktiğimiz “bu zamanda” dedik bazılarına belki de ”kendim için değil canım” hem bunlardan bir şey çıkmaz” diyerek zengin olmanın makul tarafını uydurduk hesaplarımıza.
Manayı ararken maddenin esareti altında kaybolduk gittik.

Hâlbuki zengin olmanın birçok yolu vardı. Ruhen zengin olabilirdik mesela.

Annesiz kalan bir çocuğun bir tebessümüne sebep olabilseydik, zengin olabilirdik aslında. Gökyüzünde uçan kuşları izlerken, okyanuslardaki balıkların yaşamlarını seyrederek en en zenginlerin arasına girebilirdik…

Halâ daha yetmez diyenler varsa eğer; sabah kahvaltısında peynir zeytin, yumurta ve taze sıcak bir ekmek, sahibini düşünerek ve şükrederek…En zenginlerin arasına girebiliriz halâ…

”En”ler önemlidir insan için. En en zengin olabilmek içinse daha çok manevî işlerle ilgilenebiliriz.

Güneşe az kalan vaktinde gecenin, dünyanın en zengini olabiliriz.

Bunları tek tek saymayacağım. Çünkü hepimizin bildiği halde; bir türlü yapmadığımız ya da yapamadığımız şeylerdir.

Gerçek zenginliği soruyorsanız; ”biliniz ki! Peşinden koştuklarımız değil, peşinden koşarken kaybettiklerimizdir” diyebilirim.

Eğer kendinize yön arıyorsanız, yolunu kaybetmiş biriyle değil, yola bilen biriyle çıkmalısınız.

Unutmayın!

Yol bilenlerle gidilir…

Rahmet yağmurları kalbimize gökten dökülür o vakit…

Bizler mana âleminde aramamız gereken her şeyi, kuru ve tadı alınmış dünyada; mana yerine, maddeleri koyduğumuz için ruhlarımızı üşüttük ve hasta ettik.

Hep en iyisi önümüze sunuldu yaşamımız boyunca. Sürekli en iyisi hep en iyisi olmak için büyütüldük.

Ne hazindir ki; mutsuz son karşımızda bizi bekliyor olması da bir ihtimaldir.

Gelin yolumuzu mutsuzlukla tanışmaya değil, yeni çıkmaz sokakları keşfetmeye değil, sonsuz mutluluğa doğru çevirelim.

Elimizdekileri kaybetmekten vazgeçip, kazanmaya, korumaya ve yetinmeye çalışalım.

O zaman vapur seyahatlerimizle daha nasıl zengin olduğumuzu, çiçekleri koklarken içimizde oluşacak zenginliğin kokusunu tüm renkleriyle hayatımızda oluşIarının farkına varacağız.

Dostlarımızla içtiğimiz kahvelerin, kitap okumanın, manevi yerleri ziyaret ederek dünyanın en zengini nasıl olabileceğimizi, içimizde oluşan değişiklikle fark edebiliriz.

Şimdi sen;

Zenginliğin sende olmayanlarla değil, sahip olduklarında saklı olduğunu anlamalısın.

Tüm sevdiklerin ve değer verdiklerinin ziyan olmaması için…

Kaynak: Zamane Çocukları-Feyzem Yayınları

Müellif: Kerem Şen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ